12 Ekim 2014 Pazar

Üniversitede Türbanlı Sınıf Arkadaşımı Becerdim


türbanlı, hijap, hijap sexy, seksi türbanlı, cemaat ablası, seksi resimler, sekxsi kızlar,

Merhaba arkadaşlar. Gerçekten yaşanmış bir seks hikayesini sizinle paylaşacağım. Bu seks hikayesi biraz uzun olacak şimdiden söyliyim. Ama tamamen gerçektir. Üniversitedeyken siktiğim ve hâlâ da devam eden ilişkimi anlatacağım. Cemaat ablası olan Kübra'yı nasıl hunharca siktiğimi anlatacağım. Ayrıca bir de YENİ SEX HİKAYELERİ sitesine teşekkür ederim. Diğer siteler gibi değil öyle saçma sapan reklamlar filan çıkmıyor tamamen güvenilir. Reklamsız seks hikaye okuma sitesi teşekkür edeirm.

Ben 91 doğumluyum, yani şu an 23 yaşındayım. 2011 yılında üniversiteyi kazandım İskenderunda. O dönem kendimi solcu olarak nitelendirirdim ama şimdi bakıyorum da o zamanlar kemalistmişism. Asla insan ayrımı yapmazdım. O dönem Kürtçüsünden Türkçüsüne cemaatçisine solcusuna kadar her kesimden arkadaş edindim.

Hayal etmeniz açısından kendimi tarif edeyim biraz. 1.84 boyunda, esmer, siyah düz saçlı, genelde kirli sakallı, hafif çekik gözlü, sıklıkla spor giyinen, sempatik biriyim. Oldukça sıcakkanlı olduğumdan insanlara çok kolay yaklaşırım. Kızlar açısından bakıldığında "tatlı" olarak nitelendirilebilecek biç mizacım var.

5 daireli bir "aile" apartmanının tek kiralık dairesinde oturuyordum o zamanlar. Cidden aile apartmanıydı ve bana evlat gibi sahip çıkmışlardı. O zamanlar 2 yıllık bir ilişkim vardı ve o kızdan başkası benim evime girip çıkamazdı. Bulunduğumuz sokak dedikodu kazanı gibiydi ve ailelerinin adı çıksın istemezlerdi. Ayrıca apartmanın alt katındaki işyeri ev sahibimindi. Giren çıkan herkesi net görebiliyorlardı.

Sınıfta en iyi not tutanlar cemaatçi kızlardı. 4 tanesi sürekli birlikte geziyor birlikte oturuyorlardı. Vize zamanı bunlardan faydalanabilirim diyerek, biraz da sempatimi kullanarak kızlarla tanışmayı başardım. Fazla arkadaş canlısı olduğumdan ve niyetimi karşıya sezdirmememden ötürü hiçbiri ters tepmedi. Gerçekten de vize zamanı geldiğinde ben onlara ders verdim okul kantininde, onlardan da en kral ders notlarını aldım. Çalıştırdığım sınavlardan da AA be gibi notlar aldılar hepsi.

Aralarından vasat tipli biç tanesi vardı. Adına Kübra diyeceğim şimdi. Hikâyede bir sürü yer adı vs. ayrıntı vereceğim için isimleri gerçek yazamam. net ifşa olur. Bu vasat tipli Kübra 1.70 boylarında, cemaat tayfasından olduğu için doğal olarak başı kapalı, 5 günün 4ünde aynı eşarp ve pardösüyü giyen (başlarda böyleydi) saf mı saf biç tipti. Kübra oldukça muhafazakâr bir ailenin kızıydı. Aslen Urfalıydı. Babası polisti. Bildiğim kadarıyla asayişte görevliydi. Annesi görücü usulüyle evlendirilmiş, kayınvalidesi yüzünden Günyüzü görememişti. Aile yapıları hayli kapalıydı. Mutlaka Ergün selamlaşma ve muhabbet faslımız olmaya başlamıştı kızlarla. Sınıfta onlarla iletişim kurabilen benden başka sadece cemaat erkekleriydi. Onlar da benden rahatsız oluyorlardı gizlice ama benim muhabbetlerim hep mizahi ve arkadaşça olduğu için bana bir şey diyemiyorlardı. Ayrıca ben kendi memleketimdeydim, onların hepsi gurbetçiydi burada. Diklenmeleri biraz abes olurdu. Sonradan öğrendim ki kızlara gizlice benden uzak durmaları gerektiğini birkaç kez tembihlemişler.

Hiçbirine başta art niyetle yaklaşmadım. Muhabbetler devam ettikçe Kübra'nın bakışlarını benden kaçırdığını fark ettim. Kötüye yormadım. Arkadaşlığımız devam ediyordu. Tabi ders odaklı çıkar ilişkilerimiz de. Bu arada siyaset de tartışıyorduk zaman. Onların hayata bakış açılarını değerlendiriyor, ben de kendi yorumlarımı onlara anlatıyordum. Bu benim yapmaktan çok keyif aldığım bir şeydir. Başka insanların gözünden dünyaya bakmaya çalışmak. Onlara da kendi gözlüğümü sunmak bana keyif veriyordu.

Her geçen gün Kübra dikkatimi daha çok çekiyordu. Onu bir meta olarak görmeye başladım. Bakışlarını benden kaçırmalarını anlamlandırmaya çalışıyor, öte yandan ona bakışlarımı sıklaştırıyordum. Daha çok iletişim kurmaya çalışıyordum. Gözüm ortalamaya göre uzun bacaklarına, ortalamanın hayli üstünde büyük kalçalarına kaymaya başlamıştı. Vücudunun yuvarlak hatları vardı ve bana oldukça çekici geliyordu. İleride bununla sikişeceğime hiç ihtimal vermiyor ve burada bir seks hikayesi anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Ama bu kadar muhafazakâr ve dindar bir kızı elde etmek imkânsızdı.

Vizeler 2 hafta sürüyordu bizim okulda. İlk haftanın cuma günü bir sınavdan ara arda çıktık. Önceki günü kendisinden not getirmesini istemiştim. Beraber fotokopiciye gittik. Elindeki notların bir kopyasını aldım kendime. Beraber çıktık. Canı hayli sıkkın görünüyordu. Yolumuz hemen aynıydı. Cemaat eviyle benim evim aynı mahalledeydi arada 3 sokak falan vardı anca. Beraber yürümeye başladık.

Babası Kübra’yla hafta içi telefonda sınavları sormuş. Kübra sınavlardan birinin kötü geçtiğini söyleyince babası acayip eterlenmiş. "biz seni okumaya mı gönderiyoruz şımarıklık yapmaya mı" falan demiş. Kübra babasına âşıktır. Bu yüzden babasının en ufak sesini yükseltmesini bile kendine dert eder. Ailede de fazla okuyan kız olmadığından Kübra ya gösterilen anlayış oldukça az ve bütün ailenin gözleri üzerinde. Biç yandan okuldan alınma korkusu, kocaya gitme korkusu falan da var. Ben bunu biraz teselli etmeye çalıştım. Biraz dik başlı olmasını, her söylenene hemen boyun eğmemesi gerektiğini anlatmaya başladım. Artık "birey" olmasının zamanının geldiğini öğütlüyordum. Sohbetimiz saatler sürdü.

Ben bu arada ona kendi aile yaşantımdan bahsettim. Kendi kişisel özelliklerimden bahsettim. Örnek alması gereken yerleri göstermeye çalıştım. İnsanı geliştirecek düşüncelerden bahsetti. Hümanizmi, özgürlüğü ve özgür olmanın önemini falan anlatıyorum. Ben anlattıkça onun bana olan hayranlığının net olarak arttığını görebiliyordum. Sohbet onu rahatlatmıştı. Motive olmuştu. Yine yürüyerek mahalleye döndük. Bu arada tenha yolları tercih ettik ki gören olmasın. Çünkü cemaatin her yerde ama her yerde adamı vardı ve gören olursa bizi, Kübra için iyi olmazdı. Yine tenha biberde vedalaşmamız gerekti. Teşekkür etti, rahatladığını söyledi. Ben de bunu zaman tekrarlayabileceğimizi söyledim. "sorun olmayacaksa telefon numaranı ver bana. Sen de benimkini al. Canın sıkılınca biç mesaj atsan yeter, yanında olmaya çalışırım" dedim. Aldık numaraları.

Mesajlaşmalarımız başladı. O bana derdini anlatıyor, ben çözüm üretmeye çalışıyordum. Hep aklımın bir köşesinde onu elde etmek vardı ama imkânsız gözüyle bakıyordum. Bana ilgisini artırabilmek için zaman egosunu şişiriyor, iltifatlar ediyordum nazikçe. Ona kendini iyi hissettirdiğimi söylemeye başladı. İyi hissettiği için de benimle daha fazla konuşmak istiyordu. 1-2 kez daha buluştuk sahilde. Çocuklarla falan oynadık, denizde taş sektirdik vs. tatmadığı duyguları tatmaya başlamıştı ve bu her seferinde daha tatlı geliyordu. Bunlar ona yasak olan şeylerdi. Sikiş hikayesi bile yasak. Yasakların, hele bir erkekle bunca iletişim kurmanın bu kadar tatlı olduğunu görünce başka yasakların da tadını almak istediğini görüyordum. İnsan psikolojisinden az çok anlarım. Yönlendirmeyi ve sezmeyi bilirim. Bunu net olarak görebiliyordum. Kübra benden daha fazlasını istiyordu ama henüz zamanı değildi. Aradan bir süre daha geçti, bu arada 3 sene öncesi olduğu için süreleri net hatırlamıyorum beyler. Bu arada konuşmalarımız aynı hızda ve ton yükselterek devam ediyordu.

Yine canının sıkkın olduğu biç gün mesaj attı.

Nasılsın napıyorsun muhabbeti geçti. Yine bunalımlardaydı. Nerede olduğunu sordum evde olduğunu söyledi. Tiplerinin sebebini anlatmadı. Kimlesin kim var yanında dedim. Dersteler onlar dedi. Ev arkadaşları evde yoktu. Eğer senin için sıkıntı yoksa gelip biç kahveni içeyim hem neyin var anlatırsın dedim. Önce biraz naza çekse de kısa bir süreliğine eve gitmemi kabul etti. Risk almak istemedi çünkü cemaat eviydi ve bir erkeği eve aldığı öğrenilirse kıyamet kopardı. Bu da bir yasaktı ve Kübra bir yasağı daha çiğnemenin tadına varıyordu.

Eve gittim apartman kapısını önceden açmıştı zili çalmadan içeri girdim. Daire numarasını mesaj olarak attı. Kapıyı çaldığım anda açtı beni içeri çekip kapattı aniden. Kimse görmesin diye. Derin biç nefes verdi. Korkmuştu. İçeri geçip oturduk. Başını sadece ince bir eşarpla örtmüştü. Pijaması vardı. Tam ev haliydi ve böylesi gözüme daha güzel görünüyordu. EEG kahven nasıl olsun dedi. Kahveyi boş ver dedim muhabbete girdim. Derdini öğrendim. Ev arkadaşıyla tartışmıştı ve evde aynı havayı solumaktan bile rahatsız oluyordu ikisi de. Anlatırken sinirden gözleri yaşarmıştı. Yanına oturup gözyaşını sildim. Yadırgadı. Burnunu çekip hafifçe benden uzaklaştı. Ürkütmemem gerektiğinin farkındaydım. Önce üstüne gitmedim. Onu biraz motive ettim. Sonra biç 50 cm kadar yana kayıp elimi hafifçe dizime vurup gülümsedim. Dizime uzanmasını istedim. Şimdi diyeceksiniz ki köpek mi çağırıyorsun. Öyle değil. O işaret ve gülümseme samimi ve güven vericiydi. Önce kısa biç tereddütten sonra bana güvenmesi gerektiğini anladı ve dizime uzandı. İlk defa babasından baksa biç erkeğin dizine uzandığını söyledi. Konuşmaya devam etti. O konuşurken ben gözlerinin içine bakıyordum. Konuşmasına devam ederken elimi dudaklarına götürdüm. Sustu ve dondu kaldı. Eğilip ufak biç öpücük kondurdum. Tepkisizdi. Şaşkındı. Dizimden kalkıp doğruldu. Yanımda oturuyordu birbirimize bakıyorduk. Ters tepmesinden korktum ve vakit bu vakittir deyip tekrar öptüm. Tepki vermesine fırsat vermemeliydim. Ama ters giden bir şeyler vardı, öpüşmeyi bilmiyordu. Sanki hiç sex hikayesi okumamıştı. Bozuntuya vermedim ve devam ettim. Onu öperken aklım kocaman kalçalarındaydı. Yine ürkütmeden kendime çektim ve vücudunu okşamaya başladım öperken. Boynunu öptüm, nefesimi verdim, boynunu kıstırdı çılgınca hislerdi bunlar Kübra için. Elimi kalçasına doğru götürdüm. İncecik pijamadan bütün sıcaklığını hissedebiliyordum. Sağ elim kalçasında sol elim sırtında geziniyordu. Ağzı yarım açıktı, hoşuna gidiyordu ama nasıl karşılık vermesi gerektiği konusunda en ufak bir fikri yoktu. Kontrolü bana bırakmıştı. Sol elimi başına doğru götürüp eşarbını aşağıya doğru çektim. Saçları ortadaydı. Resmen savunmasız kalmıştı. Uzun, kahverengi ve kıvırcık saçları vardı. Birkaç saniye daha öpüştükten sonra beni geriye itti. Ellerini yüzüne kapattı. İkimiz de sessizdik. Biraz bekledikten sonra Kübra diyip ellerini yüzünden çektim. Gözleri yaşarmıştı. Ağlıyordu içten içe. Tabularını yıkmış, yasakları çiğnemiş, tadına varmıştı ama savunmasızdı. En önemlisi âşık olduğu adama, yani babasına ihanet etmişti. Ona layık bir kız olamamıştı.

Başını omzuma doğru çektim. Yüzünü okşadım ve gözyaşlarını sildim. Konuşmuyordu. "seni üzecek şeyler yaptıysan özür dilerim. Sana daha fazla dayanamazdım" dedim. Konuştuklarımın tamamı içten pazarlıklıydı. Konuştuğum her kelimenin onun beyninde nasıl etkileşimlere girdiğini çok iyi biliyordum. "ben babamın yüzüne nasıl bakarım." dedi. Ben de ona bahsettiğim özgürlükçü fikirleri hatırlatarak "hayat senin hayatın, hesabını kimseye vermek zorunda değilsin unutma" dedim "eğer aynaya baktığında için rahat ediyorsa, gerisinin bir önemi yok"

2 gün boyunca hiç konuşmadık. 2 gün sonra mesaj attım "düşman mıyız artık?". cevap gecikmedi. Hayır, ama garip hissediyorum diyordu. Ben babamın yüzüne nasıl bakarım. Bugüne kadar hiçbir erkeğe dokundurtmadım kendimi diyordu. Saydıkça saydı. Bu saymaların sebebi rahatlama isteğiydi. Onu rahatlatacağımı ve bütün bu kuruntulardan kurtaracağımı biliyordu. Uzunca mesajlaştık. Sonra telefonlaştık. 1 saat boyunca konuştuk. Konuşmanın başında ağlayan Kübra yerine sonunda gülen ve yaptığını kabullenmiş Kübra vardı. Normal tempoda konuşmaya devam ediyorduk. Okuldaki muhabbetlerimiz de aynı tıkırındaydı. Hiç kimse bir şey bilmiyordu. 10 gün sonra bir akşam mesaj attı. "ben hastayım yarın derse gitmeyeceğim" dedi. Aradım konuştuk. Sana bakan kimse var mı dedim yok dedi. O zaman yarın herkes dersteyken gelip ben bakayım sana dedim. Yine hafif naza çektikten sonra kabul etti. Ertesi gün yine cemaat evine gidecektim. Gece duşa girdim. Bizim çavuşu tranş ettim. Çıktım ertesi gün giyeceklerimi hazırlayıp yattım. Fena halde sikiş olacaktı. Beyaz ayakkabı, çok açık renk bir kot ve lacivert kareli bir gömlek giymiştim. Sabah dersime gittim. Anca öğleye doğru uyanırdı çünkü. Öğle yemeği vaktinde mesaj attım. Uyanmıştı. Haberleştik vs derken öğleden sonra evindeydim. İçeri yine aynı telaşla girdik. Neyin var bebeğim hayırdır dedim. Ona bebeğim dememden çok hoşlanmıştı. Bunu daha sonra söyledi. Hala da bebeğim dediğimde erir gider.

İçeri geçip oturdum. Karşıma geçip oturdu. Öyle uzak durmasana gel dedim. Yanıma geldi. Önceki buluşmamızda olduğu gibi dizime yatırdım. Bu kez türbansız karşılamıştı beni. Benden çekinmiyordu artık. Saçlarını okşadım. Karnının ağrıdığını, dünden beri arıdan belini doğrultamadığını falan söyledi. Regl olduğunu anlamıştım ama "soğuk mu çarptı hayırdır" dedim. "yok, yahu ben de anlamadım ki" dedi. Regl olduğunu söylemeye çekiniyordu yanağından biç makas aldım sonra da öptüm. "geçmiş olsun bebeğime" diye de 1-2 şebeklik yaptım. Sonra kalkıp yanına uzandım. Başını göğsüme koydum. Böyle şeylerden çok hoşlanıyordu. Duygusal olarak eksik yanlarını tamamlıyordu. Başını kendime doğru çevirip dudaklarını içime çektim. Öpmeye başladım. Bu arada her yerini okşuyordum. Üstüne çıktım. Regl olduğu için soydurmak istemedim. Elbiselerimiz üstümüzdeydi. Hem okşuyor hem öpmeye devam ediyordum. Boynundan kulağından devam ettim. Nefesimi oralara veriyordum. Çıldırmak üzereydi. Zaten reglin verdiği bir azgınlık hâlihazırda mevcuttu. Hafifçe aşağı doğru inip bluzunu yukarı doğru sıyırdım. Göbeğini, kaburga çevresini yalıyordum. Ben yaladıkça belini kanepeden kaldırıyor, nefes alıp vermesi hızlanıyordu. Sessizce inliyordu, biri duyar diye korkuyordu. Bluzunu başına kadar sıyırdım. Seks mavisi biç sutyen gitmişti. 75 falandı galiba göğüsleri. Zor oldu ama onu da çözmekle uğraşmayıp yukarı sıyırdım. Memeleri önümdeydi. Taş kesilmişti resmen.

Uçları dimdik tavana bakıyordu. İki eliyle de kanepeyi kavramıştı yırtmak üzereydi. Yaşadığı şey korkuyla karışıktı. Resmen adrenalin patlaması yaşıyordu ve kalp atışlarını göbeğinin kıpırtısından hissedebiliyordum. Gülümsedim. Dilimi uçlarında gezdirmeye başladım. Birkaç tüy vardı ama görmezden geldim. Ben gezdirdikçe çılgına dönmüştü. İlk defa bir kızın memelerinden bu denli uyarıldığına şahit oldum.

İki memesini de salyalarımla sırılsıklam ettim. Başımı göğsüne doğru bastırıyordu. Biç ara saçımı kavradı. Canımı yakmaya başlamıştı. Üstüne uzandım. Öpmeye devam ettim dudaklarını. Alttan da ittiriyordum pantolonun üzerinden. Bacaklarıyla belimi kavradı. Şok olmuştum bu tarz bir hareketi hiç beklemiyordum. Kollarıyla da sardı. Resmen kilitlemişti beni. Daha hızlı pompalamaya başladım. Gözlerini kapatmış hafifçe inliyordu. Ben boşalmak üzereydim. Hemen pantolonun üzerinden çavuşun başını tutup doğruca banyoya koştum. Olduğuna anlam verememişti. Koşmasam pantolon berbat olacaktı. Neyse zor bela boşaldım etrafı batırmadan. Geri dönüp sigara yakabilir miyim diye sordum. İçerdeki odada içebilirsin koku yayılmaz dedi. Beraber içerideki odaya gittik. Bana bir çay tabağı getirdi, evde küllük yoktu. Amk seks hikayesi yazarken şimdi aklıma geldi küllüksüz sigara içmekte berbat bir şey ya. Neyse devam ediyim. Uzandım. O da yanıma uzandı. Biç ara sigarayı hiç denedin mi diye sordum. Hayır, iğrenç birey bu dedi. Ama hiç bakmamıştı tadına ve bu da bir yasaktı. Bir yasak daha delmenin tadına varmalıydı. Sigarayı aldım ağına götürdüm ve "denemelisin hiç değilse" dedim. "tadına bakmadım demezsin." ben uzatınca biç nefes çekti ve öksürerek verdi. Gerçekten iğrençmiş nasıl içiyorsun bunu dedi. Alıştıktan sonra çok güzel geliyor dedim. Ben kanepede boylu boyunca, o omzumda huzur içinde, öylece içtim sigaramı. Bittikten sonra biraz daha öpüşmek istedim. Zaten sonra da gidecektim. Gözlerimi kapatıp dudaklarına yapıştım. Biç 20 saniye sonra biç tepkisizlik sezdim. Gözümü açtığımda gözleri yaşarmıştı. Yine aynı tipler. Yok, ben babamın kızı olamadım, yok ben hudur muyum bilmem ne. Pişmanlık bastırmıştı yine ama ben yine isteklendirme modana girdim gönlünü yapmaya çalışıyorum falan. Canımı sıkmaya başlamıştı bu durum. Bozuntuya vermedim. Gözyaşlarını dindirip birkaç kez daha öptüm ve yanından ayrıldım.

Akşam yine telefon trafiği başladı. Bana "senin sevgilin var ve yazık o kıza. Biz yanlış yapıyoruz. Hem bu yaptığımız benim için çok sakıncalı. Ya biri duyarsa, görürse vs diye biç ton laf saydı. Aralarda da hüngür hüngür ağlıyor. Sonradan anladım ki bunlar hep rolmüş ama. Kız kendine çekmeye çalışıyormuş beni ama yer mi Anadolu çocuğu?

Aklınca duygusal tipler yapıp benim merhametime sığınacak. Ama kim gibiler seni be güzelim. Ben 2 yıldır fıstık gibi sarışınla çıkıyorum. Hem onu gidiyorum hem seni. Herkeyse. Dedim ki "sevgilimle benim aramdaki mevzunun pişmanlığı ya da hesabı bırak da bana kalsın. Kız arkadaşım ben düşünürüm. Kalanı da hiç düşünme, seni zor durumda bırakacak en ufak bir harekette bulunmam. Buna izin vermem emin olabilirsin"

Eve gidip gelmelerim bir süre böyle devam etti. Genelde pantolon üstü ya da baca karası takıldık. blowjob kabul etmiyordu. Ama azdığı zaman ya da azdığımı anladığı zaman buluşuyor ve ateşimizi söndürüyorduk. Karşılıklı bir çıkar ilişkisine dönmüştü tüm bunlar.

"yeri gelmişken size cemaat evini anlatayım biraz. 3 + 1 dia ev. Büyükçe bir salonu vardı. Evde TV ve internet bağlantısı yoktu. Zaruri durumlarda vın kullanıyorlardı. O da abla izin verirse. Buzdolapları ve diğer mutfak dolapları her daim doluydu. Genelde binden alınma ürünlerdi. Salonda bir teyp ve onlarca kaset vardı. Sohbet kasetleri kuran kasetleri vs. risale-i nur ciltleri vardı."

Ve gidip gelmelerim iyice sıradanlaşmıştı artık. Ama rahat olamıyordum bir türlü. Eve atmayı düşünüyordum ama ev sahipleriyle karşılaşma açısından çok riskliydi. Bir gün gözümü karartıp Kübracı eve almaya karar verdim. Çünkü ileride anlatacağım bir seks hikayesi olması gerekiyordu. Planım akşamüstü karanlık çökerken onu eve almaktı ama akşam vakti cemaat evinden nasıl çıkacaktı? Bir yalan uydurmalıydım devamsızlık yaptığı derslerden birini bahane etmesini istedim o gün. 2. öğretimlerle derse girmesi gerekecekti. O bahaneyle evden çıkacaktı ve evdekiler onu okulda bilecekti. Karanlıktan faydalanıp onu eve alacaktım böylece ev sahibim de görmeyecekti. Velhasıl plan tıkır tıkır işledi. Kübra korka korka geldi evime çünkü o da nasıl bir apartmanda kaldığımı biliyordu ve rezil olmaktan korkuyordu. Hızlıca eve girdik. Girer girmez kapıya kilit attım. Çantasıyla pardösüsünü portmantoya astı. Türbanı kafasında kalmıştı, çıkartmadı. İkimiz de o heyecanla kızarmıştık. Biç an sessizlik oldu ve göz göze geldik. Sarıldık. Duygusallaşmıştı. Ama benim aklımdan geçen tek şey sevişmekti.

Salona geçtik. Ev arkadaşım her zaman olduğu gibi bir başka arkadaşın evine knight online kasmaya gitmişti. Televizyondan biç müzik kanalı açtım. Hala korkaktı. İlk defa evime geliyordu ve kendini güvende hissetmiyordu. Yanına gidip güven vermek için sarıldım. Sonra çekilip gözlerinin içine bakarak gülümsedim. "o kadar güzelsin ki, kendimi ilk defa bir kadına karşı bu kadar zayıf hissediyorum" dedim. Egosunu böyle şişiriyordum. O kadar zayıf karakterliydi ki her söylediğime inanıyordu. Kaptırmıştı kendini. Dudağına ufak bir öpücük kondurdum. O an öpüşmek istemediği için takar sarıldı bana. Bir süre öyle kaldık. Sonra tekrar çekildim ve dudaklarına deli gibi abandım. Karşılık vermeye çalışıyordu bu kez. Deneyim kazanmaya başlamıştı. Amatör de olsa o da öpüyordu. Kanepeye uzandık. Öpüşürken ellerim amaç noktaya odaklanmıştı. Pantolonun düğmesine. Düğmeyi çözdükten sonra elimi içeri doğru atıyordum ki elimi tutup dışarı çekti. Henüz kıvama getirememiştim. Biraz daha devam ettik öpüşmeye. Üstünü tamamen çıkardım. Baş örtüsünü de çıkardım başından. Pantolonu kalmıştı altında. Kasıklarına doğru inip yalamaya başladım. İnliyordu. Sesi fazla çıkarsa başıma bela olur diye susturdum. Pantolonunu dize kadar indirdim. Bu sefer mani olmadı ama yüzüme de bakamıyordu. Elimi külotun içine attım. Sırılsıklam olmuştu. Temizliğinden emin olamadığım için yalamak istemedim. Ben de pantolonumu indirdim. Sehpada el kremi vardı. Çok az alıp gibim sürdüm ve külotu indirip baca karasına soktum. Zaten izlenmiş olduğu için yağ gibi kaygan olmuştu. 5 dakika kadar sonra çekip göbeğine boşaldım. Temizlemesi için ıslak mendil verdim.

Sigaramı yaktım yine. Ben bitirene kadar o da üstünü başını toparlamıştı. Türbanını yapmak için banyoya gitti orada ayna vardı aynasız bağlayamazdı baş örtüsünü. Bu arada karanlık iyice bastırmıştı. Evden beraber çıktık yine çaktırmadan. Evine yakın birlerde bıraktım akşam başına bir şey gelmesin diye. Bu arada benim bir türlü teşhisi konamayan bir rahatsızlığım vardı. Sürekli karnıma ağrılar saplanıyordu. Barsak enfeksiyonu, gastrit, hemoroit, ülser vs. biç ton teşhis kondu ama hiçbiri fayda etmedi. Son ilişkimizin ertesi haftası karın ağrılarına dayanamayıp antakyaya yeni bir doktorun yanına gittim. Doktor hemen 2 gün sonrasına kolonoskopi randevusu verdi. Kübra ya söyledim ufak bir operasyon geçiricim diye. Kübra endişeliydi beni merak ediyordu. Bu arada sevgilim de kolonoskopi günü hastaneye yanıma geldi. Eve ailem ben ve sevgilim beraber döndük.

Ben aldığım anestezinin etkisiyle evde sızmıştım. Sevgilim de yanıma kıvrılmıştı. Ailem kızı tasvip ettiği için problem değildi böyle bir şey. Ben uyurken mesaj gelmiş Kübra dan dan. İyi misin oldu ne yaptın falan filan diye endişeli bir mesaj. Sevgilim açıp okumuş mesajı. Cevap vermiş ben sevgilisiyim diye Kübra hiç bozuntuya vermemiş; merak ettiğini endişelendiğini söylemiş. Nasıl olduğumu sormuş. Sevgilim de; iyi sen onu merak etme demiş. Sonradan biç ton sorgu kim bu Kübra, yakınlığınız ne, niye bu kadar endişeleniyor falan. Dedim arkadaşız sadece okuldan, çok iyi kızdır harbi kızdır. Kıllanmana lüzum yok. Görüşmeni istemiyorum dedi. Tamam, aşkım diyip geçiştirdim ben de.

Aradan zaman geçti 2. dönem başladı ders programları değişti onun ev müsait olmamaya başladı. Benim evin durumu zaten malum. Hasret kaldık birbirimize. Nahsak ne etsek diye düşünürken inanılmaz bir fırsat doğdu. Biç akşam eve girerken apartmanda biç telaş olduğunu fark ettim. Nedir ne değildir diye sorarken öğrendim ki ev sahibimin üst katta kalan yatalak annesi ölmüş. Hastanedeymiş cesedi. Ertesi gün defnedeceklermiş. Allah dedim binler gün bugündür yarın için hiç bir plan yapma benimlesin dedim Kübra ya. Bana mükemmel bir sekx hikayesi çıkacaktı. Cenazeyi köyde defnedeceklerdi ve köy İskenderun 1,5 saat uzaklıktaydı. Yaklaşık 100 km. sabah kalktım duşumu aldım etek tranşımı da oldum. Ev sahiplerime yardım ettim sandalyeydi şuydu buydu falan. Sonra naşı eve getirdiler helallik almaya. Bu sırada Kübra’yla mesajlaşıyorduk. Hazırda bekliyordu. Helallik alındı, bütün aile ve sokaktaki neredeyse tüm evler arabalara minibüslere binip cenazeyi defnetmeye gittiler. Sokak küçük bir sokaktı ve herkes birbirinin cenazesine hastasına düğününe falan giderdi. Herkes gittikten sonra etrafı kolaçan ettim ve Kübracı çağırdım.

10 dakika sonra Kübra sokağın başında göründü. Ben bütün kapıları açıp eve çıktım. Kübra da girerken bütün kapıları kapatıp girdi içeri. İçeri girer girmez insan dışı bir şekilde öpüşmeye başladık. İkimiz de biliyorduk ki gün bizim günümüzdü. Bu kez benim odama geçtik.

Hiç nazlanmadan ve zaman kaybetmeden ikimiz de soyunduk. Dedim ya gün bizim günümüzdü. Çırılçıplak öpüşmeye başladık. Elim vücudunun her yerinde geziyordu. Emiyle oynuyordum. Oynadıkça ıslanıyordu e kayganlaşıyordu. Kokusu 4 gün boyunca elimden gitmedi o ayrı mesele yatağa yatırdım. Bacaklarını aralayıp biç peçeteyle o akıntısını sildim. Klitorisini yalamaya başladım. Arada dilimi içinde gezdiriyordum. Tadı pek hoş değildi ama onun aldığı hazzı ve çarşafı tırmalayışını gördükçe ben de zevk alıyordum. 5 dakika geçmeden boşaldı. İlk defa boşaltmıştım Kübracı ve bir yasağı daha böyle delicesine bir zevkle kırmıştı.

Nasılsın dediğimde yüzünde sadece aptal bir sırıtma ifadesi vardı. Utandırıcı almış gibiydi resmen. Yukarı doğru çıkıp memelerini yaladım. Yeter artık senin olmak istiyorum dedi. Nasıl yani dedim. Bana sahip olmanı istiyorum. İlk seninle olmak istiyorum ben dedi. Benim arka yemez beyler. Polis kızı sonuçta. Bekâretini alsam başıma bela olur bu kız yapışır adım gibi biliyordum. İçine girmemi mi istiyorsun yani dedim. Evet dedi. Ama ben bunun sorumluluğunu alamam başka türlü yapsak olmaz mı dedim. Nasıl yani dedi. Yine çok zevk alacaksın dedim. Nasıl olacak dedi. Bana bırak dedim. Anal seks yapacaktık ama nasıl. Dolaptan biç tane prezervatif çıkardım. Masada el kremi de vardı. Arkasını dönmesini istedim. Anlam veremedi ama kontrol bende olduğu için ses etmedi. doggy style nasıl birey biliyor musun dedim. Hayır dedi. Peki, köpek duruşu gibi dur ama başın yatakta olsun. Belini de içeri bük dedim. Yine anlamadı yapamadı. Secde etmiyor musun sen dedim. Evet dedi. Aynen öyle yap dedim. Pis baktı suratıma dalga geçtiğimi sandı ama sonra ciddi olduğumu anladı. Kondomu takıp kremi sürdüm. Tam doggy style pozisyonuna getirip arkadan yavaşça itelemeye başladım. aaaayy diye bağırarak kendini yüzüstü yatağa attı. Çok canı yanıyormuş hanımefendinin. Tekrar pozisyona getirdim. Yavaşça giriyordum ki başını soktuğum anda çığlığı basıp tekrar attı kendini. İyice sinirlenmeye başlamıştım. Son biç kez denedim aynı tak. Bu kez o kendini yüzüstü bırakır bırakmaz ben de üstüne abandım. Arka yanağını aralayıp çavuşu sapladım. Resmen çığlık attı. Binada kimse olmadığından umursamıyordum. Çıkar lütfen diye yalvarıyordu ama umursamıyordum artık. Kafasını yastığa gömdü. Ben de arkam parçalarcasına gidip gelmeye devam ediyordum. O koca arkam girmeyi sonunda başarmıştım ve gözüm başka hiçbir şeyi görmüyordu eti etime değdikçe hazzım katlanıyordu. Biç yandan da saçlarına asılıyordum. Altımda azap çektiğini görmek hoşuma gidiyordu sadist duygularım arada açığa çıkar böyle ve tatmin olurum bundan. Hem hayal ettiğim o arkam kavuşmanın verdiği özgüven hem de her vuruşta çıkan o sesle birazdan volkan gibi patlayacaktım. Hayatımın en zevkli anal seksiydi beyler. İlk defa gibiden daracık ve sıcacık bir göt görüyordum. Pürüzsüz ve kocaman bir arka gördüm. Bundan daha haz verici bir şey olamazdı. 5 dakika gelgitten sonra boşalacağımı hissettim. Birkaç saniye kala çıkarıp kondomu attım ve haykırarak sırtına ve arka ünün üstüne boşaldım. Her tarafı yapış olmuştu. Kalkmasına müsaade etmedim ortalığı batırmasın diye. Yatağın baş tarafına yani yüzünün yanına oturup biç sigara yaktım. İstediğimi fazlasıyla almıştım. Egom tavandı. Sigaramı bitince sırtını ıslak mendille silip kaldırdım yataktan…

Yorum atarsanız beğendiğim yorum yapanlara bu cemaat ablasının telefon numarasını vererim. Daha neler neler yaşadık onunla ve hala yaşıyoruz. Aramıza belki üçüncü kişi olarak sizi alırız. Ama güvenilirlik ve gizlilik çok önemli. Buradan bokunu çıkartmadan güzel yorumlarınızı yazın.


6 Ekim 2013 Pazar

Üvey Annemin Kocaman Memeleri


Yeni Sex Hikayeleri bloğunda Üvey Annemin Kocaman Memeleri adlı ensest sex hikayesini okumaktasınız.

Reklamsız Seks hikayeleri http://yenisexhikayeleri.blogspot.com adresinde.


ÜVEY ANNEMİN KOCAMAN MEMELERİ
anne, sexy anne, kocaman meme, iri göğüs, göğüs, meme, sütyen, üvey anne, ensest,


Merhaba yeni sex hikayeleri okuyucuları, ben Arda, 17 yaşındayım ve 2 yıl önce başlayan bir ensest sex hikayesini anlatacam size. Ben dokuz yaşıma kadar çocuk esirgeme kurumunda kaldım, kimsem yoktu. Daha sonra Murat babam ve kocaman memeli Sevgi annem tarafından evlatlık edinildim. Onlar ilk günden itibaren beni sevgiyle kucakladılar ve hep mutlu etmeye çalıştılar. Onların çocuğu olduktan sonra hayatımda istedigim herşey gerçekleşti. Çocukları olmadığı için beni evlat edinmişlerdi. Özel kolejde okuyordum derslerim iyiydi. Ta ki benim ufaklık hareketlenmeye başlayana kadar yani ergenlik başlayana kadar. Kocaman memeli Sevgi annem siyah saçlı özellikle göğüsleri çok buyuk bir kadındı. Bacakları da çok guzeldi ve ben ona ilgi duymaya başlamıştım.  Okulda kızlarla pek konuşamıyordum genellikle çekingendim. Onlar yanıma gelir ben konuşmaz susardım. Bu arada evdeyken hep Sevgi annemle konuşur ve onu her haliyle incelerdim. Onu iç çamaşırlarıyla gördugum çok olmuştu. Genellikle beyaz dantelli çamaşırlar giyerdi.  O evde yokken çekmecedeki iç çamaşırlarını karıştırıp bakmaya başlamıştım. Bunu yaparken penisim dimdik oluyordu. Geceleri onu hayal ediyordum. Sütyenleri de inanılmaz büyüktü. Elimi içine sokunca yumruğum içinde ufacık kalıyordu. Siyah saçlı siyah gözlü ve çok kocaman memeleri olan Sevgi anneme hayrandım. Beni evlat edindikleri ilk andan beri memeleri beni etkilemişti kuçuk bir çocukken bile. Sevgi annem 43 Murat babam 47 yaşındaydı ki bana birgun inanmakta zorluk çektiğim bişey söylediler. Megerse yıllardır bir taraftanda çocuk sahibi olmak istiyorlarmış ve sonunda nasıl bilmiyorum üvey annem 2,5 aylık hamileymiş. Ben tabii dumur olmuştum.

Aylar sonra kocaman memeli annem doğum yaptı. Bu arada memeleri daha da büyümüştü. Hamilelik sırasında ve sonrasında babamla ilişkileri azalmıştı sanırım.  Onu bir kere amını okşarken yakalamıştım etek üzerinden bastırıp kendiyle oynuyordu. İlerleyen gunlerde annemin bana karşı tavırları değişmeye başlamıştı. Bebeğiyle ilgileniyor bana bakmıyor ama tam içimden ona kızarken bir egiliyor bir kalkıyor beni mest ediyordu. Benim yanında o dev göğüslerinden tekini buluzundan dışarı çıkarıp kardeşim Buseyı emzirdigi o ilk gunu unutamıyorum.  Şok olmuştum. Buse doğduktan bir ay sonra artık hiç çekinmeden benim yanımda onu emzkocamanyordu. Süt dolu kocaman göğüsleri muhteşemdi.

Üvey kardeşim Buse yani Buse bebek onu emerken ben bakmaz gibi yapıp öyle bakardım. Bir gün bak sen nasıl acıkmış abisi diyerek memesinin tekini çıkardı ve yine emzirmeye başladı bende yanına gittim ve dibinden baktım. Nasılda emiyordu. Geceleri 31 çekiyordum. Bir kere sevişirken gece yatak odalarının kapısından Sevgi annemle Murat babamın zevk seslerini dinlemiştim. Çok tahrik olmuştum. Yine birgun Okula gitmedim iyi deilim diyerek ve Sevgi Buseyı emzkocamanrken ona bakıyordum. Oda bana baktı. Cesaretimi toplayıp Sevgi anne sen beni hiç emzirmedin dedim! Çok şaşırmıştı. Onlara evlatlık geldiğimde dokuz yaşımdaydım. Evet dedi. Ben de istiyorum dedim. Delirdinmi sen dedi bana ve odadan kovdu ben. Yüzüne bakamazdım artık. Ya kocasına söylerse? ne yapardım ben o zaman!? Ama hiç bir şey olmadı ve bir gün sonra o an geldi...

Yine bebeği emzirirken beni çağırdı otur orada bakıyım dedi. Benimle konuşacaktı ve bana bağıracaktı, kızacaktı diye düşündüm. Derken kardeşimi yani üvey kardeşim Buse bebeği aldı ve emzirmeye başladı biraz sonra üvey kardeşimin gazını çıkarttı ve beşiğe yatırdı. Ama ilginç olan bu işlemleri yaparken o muhteşem tek memesi t-shirtinin dışında savruluyordu. Yani içeriye sokmamıştı. Tabii benim gözlerim fal taşı gibi açıldı. Neyse buse ile işi bittikten sonra geldi karşımdaki koltuğa oturdu(buseyi emzirdiği tek göğüsü hala dışarıda) Bense koltuğa çivilenmiştim sanki kıpırdayamıyordum. Gözlerim açıkta olan göğüsündeyken birden öteki memesini de çıkardı. Bana yanıma gel dedi. Gittim. Dokun dedi. Dokundum, yumuşacıktı, harikaydı. Em! diye emir verdi.

Bende hemen yumuldum göğüslerine kocaman elimle okşuyor bir diğer göğüsünü de emiyordum hem de hunharca! Doyulmaz bir zevkti. Nefessiz emiyordum resmen! Heyecandan kalbim duracaktı. Bir saniye bile boşa geçsin istemiyordum. Süt dolu memesini emiyordum ağzıma gelen şeyleri yutuyordum. Daha sonra başımı memesinden kaldırdı ve minik bir öpucuk kondurdu dudağıma. Bana ayağa kalk! dedi. Önüne doğru çekti beni ve karşısına getirdi. Bacaklarını açıp altındaki beyaz mini eteğinin altından siyah dantelli tangasını çıkardı ve bana uzatarak kokla hadi! dedi. Kokladım. Daha önce çekmecelerini ve kilotlarını karıştırdığımı da anlamıştı demek ki. Kanapeye sırtüstu uzanıp bacaklarını iki yana açarken beni de üzerine doğru çekti.  Beyaz eteği beline kadar sıyrılmıştı. pembe t-shirtü de boğazının hemen altındaydı ama memelerini örtemiyordu. Penisim kazık gibi olmuştu.

Birde Sevgi annem içime gir! diye komutta bulundu ve bende direkt o komutu uyguladım. Yeni doğum yaptığından dolayı annemin amı genişlemişti. içeride rahat hareket ediyordum ve bir yandan da annemin göğüslerini emiyordum. O memelerinden gözlerimi alamaz şekilde Sevgi annemin amına sokup çıkarıyordum. Çıldırmak üzereydim ve patlayarak boşaldım. Bana yine komut vererek; üstünden kalkmamı, dizlerimin üstüne çökmemi istedi. Dediklerini harfiyen yapıyordum! ve onun isteğiyle sol elimle sevgili annemin memesini okşarken, sağ elimle de onun dediği şekilde amını parmaklıyordum. Annem daha fazla sok sok diye haykırıyordu. bir parmak iki parmak derken üç parmak onun amına soktum.  O da sol eliyle sol memesini okşarken, sağ eliyle de başımı ve saçlarımı okşuyordu. Elimi hızlı hızlı sokuyordum sıcacık amına. Bir taraftan da o muhteşem göğüslerinin ikiside okşanıyordu. Yumuşacıktı göğüsleri! alttan kavramaya çalışıyordum sıkıyordum avucuma sığmıyor taşıyordu. Çok geçmeden bir daha sikim şahlanmıştı.

Annem yine bana emirler yağdırıyordu! Bana ayağa kalk ve biraz bekle dedi. Bir elini amına soktu öbur eliyle göğüsünü sıkıyor, ucuyla oynuyordu.  Amına abartısız dört parmağını  sokmaya başladı. Öbür elinide memesinden çekti ve bızırını okşamaya başladı. Bana çabuk şimdi sok içime dedi. Taş gibi sertleşmiş sikimi amına soktum bacaklarını havaya kaldırdı sonrada belime doladı. İçinde gidip geliyordum o memeleride ileri geri giderken burnuna çarpıyordu. Anne harikasın! çok seviyorum seni, harikasın, ne güzel bir şey bu! diyordum o da hepsi senin bebeğim! yavrum! daha hızlı sik hızlı devam böyle çok iyi devam et devam et durma şimdi şimdi diyordu...  Sonra ben gelmek üzereyim kendimi tutuyorum Arda, Sen geleceğin zaman bana söyle dedi. Tamam dedim ve biraz daha devam ettikten sonra  geliyorum diye haykırdım. Koca memeli annemde bana tamam aşkım bende geliyorum dedi ve benim patlamamla birlikte o da boşalmaya başladı.

İnanılmaz bir zevkti bu. Hem annem hem de ben resmen titriyorduk! Daha sonra memelerinin üstüne bastırdı başımı. Biraz öylece bekledik daha sonra ayağa kalktık ve dudaklarımdan öptu beni. Birlikte duş aldık. Bundan böyle annemin o koca memeleri benim, Murat babamın ve Buse bebeğindi.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Ablamı Uyurken Siktim

Yeni Sex Hikayeleri bloğunda Ablamı Uyurken Siktim adlı ensest sex hikayesini okumaktasınız.

Reklamsız Seks hikayeleri http://yenisexhikayeleri.blogspot.com adresinde.


ABLAMI UYURKEN SİKTİM

ablam, uyuyan insan, uykulu kadın, yatakta uyuyan kadın, yeni sex hikayeler

Merhabalar, ben Caner İstanbul'da yaşıyorum. üç kız iki erkek toplamda beş kardeşiz. Ben ailenin 2. büyük çocuğuyum. Ailem genel itibariyle mutaassıp yani tutucudur. Bunun en büyük sebebi köyden şehre taşınalı on dört sene olması ve ailemin hâlâ köydeki örf, adet ve anelelerini unutmaması. Çevremizin birbirine yakın yerlerde oturmasının etkisi de var tabii ki. Neyse bu kadar tanıtım yeter. Hemen, ablamı uyurken nasıl sikltiğimi anlatacağım porno hikayesine geçiyim.

Askerliği yeni bitirmiştim. Ablam lise mezunu. Üniversiteye gitmek istedi ama  aile baskısıyla devam edemedi. Bunda kapalı olmasının da etkisi vardı. Ablam 26 yaşına gelmişti fakat her talibini geri çevirdiği için artık evde kalma korkusu var biraz. Çünkü bizlerde yaşı 25 i aşan kıza artık evde kalmış muamelesi yapılır sülalece. Sanırım oda bu baskıdan etkilendi. Ablam çok marifetli bir kızdır. Yani ev işleri ondan sorulur. Ablam ev işleri yaparken bile çok dikkatli giyiniyor. Yani bu benim yanlış bir bakışım olabileceğinden değil yetişme tarzımız bu şekilde. Ben askerden yeni geldiğim için iş arıyordum. Aslında geçmişten gelen mesleğim vardı yani iş bulmam zor olmazdı ama biraz dinlenmek ve gezmek için bu arama faslını kasıtlı uzatıyordum. Babam orman müdürlüğünden işçi emeklisiydi yani o sene emekli olmuştu. Tek istediği köyde bir yazlık ev yaptırıp oraya yerleşmekti ve ben geldikten yaklaşık bir hafta sonra köye gitti annemle. Bana ve kardeşlerime ablam bakacaktı. Yani yemek gibi  ev işlerinde.

Bir akşam eve giderken bolca çerez ve film aldım ablamın evde canı çok sıkılıyordu ve çerezle kolayı çok sever yani küçük bi sürpriz olsun istedim. Küçükler yemek yedikten sonra yatmışlar. Sabah okula gittikleri için çok geç saate kadar kalamıyorlar. Bende saat 10 gibi eve geldim. Kola çerez ve filmi ablama verdim hadi hazırlık yapta bi film zevkimiz olsun dedim. Ablam hazırladı işte bardak çerezi kaba koydu falan bende filmi taktım ablam getirdi tepsiyle bıraktı çıktı. Arkasından gittim...
Önce kapıyı çaldım odasına geçmişti...
Efendim kardeşim, musayitim içeri gelebilirsin.. dedi.
Ne oldu abla, hayırdır sen izlemeyecek misin filmi? hem sen çerezle kolada seversin dedim.
Yok sağ ol canım kardeşim benim çok uykum var sen izle dedi. Fakat abla ben sana sürpiz olsun diye aldım oldumu şimdi bu dedim. Tekrardan ablam çok teşekkürler canım ama çok uykum var dedi. Ben de pff peki sen bilirsin dedim ve bozularak odasından çıktım.

Neyse ben malzemeleri hazırladım ve film izlemeye başladım. Derken film çok sarmıştı beni bütün çerezleri ve kolayı içmiştim. Neredeyse 2bucuk litrelik kolanın tamamını bitirmiştim. Daha sonra odama geçtim ve yatağa uzandım, dalmışım. Bi ara bi uyandım sıkışmışım tabi 2,5 lt kolayı içince insan sıkışıyor. Tuvalete koştum ama gecenin o saati ve tuvalet dolu. Kapıyı tıklattım altıma edicem çabuk diye. Evde dönüp duruyom ablammış tuvaletteki. Ablam gecenin bu saati ne bu sıkışma dedi bende sen katılmayınca 2,5 lt kolayı efkarlanıp diktim kafaya dedim güldü ben tuvalete fırladım. Tuvaleten çıktım yatağıma geldim ablam benim yatakta oturuyo. Hayırdır abla dedim gel gel dedi. Geçtim yanına oturdum ya akşam için özür dilerim canım benim dedi. Önemli değil abla ben sana takılıyorum dedim sarıldı fakat bu defa farklı bir şey oldu bana sarılırken ablamın göğüsleri çok yumuşak geldi bana!! Sanırım sütyen takmamış yaz sıcağından ve bu bi anda bana farklı bir his verdi. Ablam çıktı ve ben hala o yumuşaklığın etkisindeydim ama sonra kendime hakaret ederek o sapık düşüncelerimden kurtuldum.

Sabah biraz erken kalktım, ablam çocukları okula yollamıştı bile. Kahvaltı hazırlamış, kahvaltıya başladık.. O sırada alışverişe çıkalım mı bugün dedi. Tabii ki dedim. Kahvaltıdan sonra çıktık. Bir mağazaya girdik ablam eteklere bakıyordu. Bende ona takılıyorum bi tane mini vardı ona gösterdim. Bunu giysene dedim. Karına giydirirsin onu dedi. Bende ne var yani giydiririm dedim. Ha biliyorum kesin giydirirsin dedi. Gülüştük falan sonra ablam güzel uzun bi etek aldı sonra ben alt kata inecem senin gelmene gerek yok dedi. Neden? geleyim işte dedim. Ya sen gelme dedi. Peki dedim. Bende yukarıda bekliyodum. Hani bayanlara özel sandım ama dallamanın biri inince bende indim. Ablamın o an elinde bi sütyen vardı ona bakyordu beni görmüyo sonra başka sütyenlere baktı bi külot aldı ve onuda beğenmedi sonra kadına 2 külot 2 de sütyen verdi bunların biri beyazdı diğeri sanırım o renk bordo ikisi de saten külot belli yani ama sütyenler dantelli ve beyaz. Tabi ben bunları görünce dünkü göğüs olayını hatırladım. Ablam çantayı aldı beni görünce bi afalladı yanıma geldi sana gelme dedim. Ya arkadan bi adam inince gıcık oldum eğer bayanlara hassa o adamın ne işi var dedim. Yaaa bayanlara has değil, gördüğün gibi iç giyim! Senin burada ne işin var? dedi. Bende yaa saçmalama ablma, o adamın yanında alıyorsun da benden mi utanıyorsun dedim. O adamı tanımıyorum ve ne aldığımı görmüyor, ama sen kardeşimsin utanırım dedi. Neden ya sende bi insansın ve sende iç çamaşırı giyersin bunu bilmemmi ayıp dedim! Oof uzatma gidelim dedi. Tamam dedim bende ve mağazadan çıktık.

Eve geldiğimizde ablam aldıklarını prova etti. Aldığı etek genişti normalde ama kumaşından mıdır nedir hatları çok belli oluyordu ve ben o an ablamın fevkalade bi kalçaya sahip olduğunu fark ettim yani eteğin arka tarafı kalkık ve yus yuvarlak kalçaları muhteşem duruyordu. Bana bu bir gün içerisinde neler olduğunu anlayamdım ama ablamın bir kız olduğunu hatta gece sütyen takmadığını hatta ne tarz iç çamaşırı sevdiğini hatta kalça ve göğüslerinin şekil ve yumuşaklını fark etmiştim. Sonuç olarak ablam çok sexi bi kızdı. Ama kapalı giyimi bütün bu güzellikleri bir sır gibi saklıyordu. Denizin altındaki inci gibi çıkarılmayı bekliyordu resmen. Daha önce ablamın diz kapağına kadar bacağını görmedim yani ergenlik dönemimden beri. Kollarını en fazla dirseklere kadar. Ama ben bunlara bakacak kadar şerefsiz biri değildim kendime hakim olamadım. Ve evden yine iş bahanesi ile çıktım gezdim dolaştım aklımda ablam vardı yenemiyordum bu düşünceyi. Biraz gezip tozunca rahatladım ve yine utanarak eve gedim.


Evde bi acayiplik, bi hareketlilik vardı. Çocuklar yatmamış, ablamın felan herkesin betibenzi atmıştı. Ne oldu bu ne hal? dedim. Ablam; dün gece alt komşuyu ve üst komşuyu soyulmuş yani hırsız girmiş, bizim ışık geç saatlere kadar açıktı ondan bize girmemişler sanırım dedi. Bende birşey olmuş mu bıçaklanma felan cana zarar var mı dedim. Yok sadece bi kaç eşya almışlar dedi. Bende sallayın ne korktunuz bu kadar dedim. Ablam çocuklar senle kalsın dedi bende tamam dedim ve yataklar açıldı çocuklar uyudu ablam odasına çekildi bende tv izlmeye başladım tabii. İki-üç dakika geçti geçmedi ablam geldi. Korkuyorum dedi. Bende iyi sende yat dedim. O da yan kanepeye uzandı. Biraz havadan sudan muhabbet ettik, ablam sonra uyudu. Tabi doğal olarak yatakta dönüyolar sıcaktan ablamda üstünü açtı öyle kısa gecelik yada askılı gecelik sanmayın eşofman tarzı bi, geceliği vardı fakat. Bacaklarını katladığı için kalçaları okadar tatlı görünüyordu ki gözümü alamadım. Ve elim şeyime gitti ona bakarak boşaldım.

Sabah tabii yaptığımdan pişman oldum. Ve çok utanıyordum fakat buna engel olamıyordum. Ablam beni sıkı sıkı tembih etti erken gel diye ve bi ara ablamın piskolojisi bozuktu kullandığı bi hap vardı onuda almamı istedi. Bende aldım akşam geldim ablama neden bu dedim ya bu uyku veriyo bunu atınca top atsan uyanmam dedi. Kardeşlerime de verdi ben almadım. Çünkü biri uyanık olmalı ve korkum yoktu hırsızlardan. Yattık tabi yine herkes benim odada ya benim oda dediysem salon. Ablam yine üstünü açtı fakat yüzü dönüktü bi eli altında bi elinide ileri uzatmış yan yatıyo tişörtünün yakası yuvarlak ama geniş sayılır bi an göğüsleri görünür diye aklımdan geçti kalktım baktım. Alttaki eli tam göğüslerinin altında olunca sıkışmış haldeki göğüsleri harika görünüyordu ve beyaz dantelli sütyendi. Yatağa geçtim elimi aletime attım sonra uyku hapı aklıma geldi kalktım dokunmaya başladım ablamda hareket yok elimi göğüslerinin üzerine bıraktım ve hafif hafif sıkıyordum. İlkti bu ilk kez bir kızın göğüslerini tutuyordum ve bu ablamdı. Sonra kalçasını okşadım taş gibiydi ablamı hafif ittirdim sırt üstü yattı t-shirtini yukarı sıyırdım pijamasının içine elimi soktum amacım iç çamaşırından okşamaktı fakat elimi pijamayla birlikte külotunda altına sokmuşum. Direkt amını okşamaya başladım amında hiç kıl yoktu sanırım ağdalı. Memelerini sütyenden kurtarınca artık gözüm döndü ablamı tamamen soydum. Ve bacaklarının arasına geçtim. Sikimin kafasını soktum ve sokar sokmaz boşalacağımı anlayınca çektim. Sonra aletimi sildim tekrar bacak arasına geçtim bi daha içine soktum bu sefer biraz kasıyordu sanki kendini. Uyanık değildi ama beden acıyı hissediyordu sanırım. Biraz daha zorlayınca girdim, ablamın amından kan akıyordu fakat bunun çok olduğunu duymuştum hem çokta kan akmadı.(ablamın kızlığını bozdum) Yine git gelden sonra çıkardım yine boşaldım. İnsan hayatında bu kadar zevk alacağı bir şey olmadığına kanaat getirdim. Sabaha kadar beş-altı kez boşaldım. Göğüslerini yalamak bile beni boşaltıyordu. Neyse sonra üstünü düzeltip yattım.

Telefonun alarmını kurmuştum erken uyanmak için. Çünkü sabah kardeşlerimi erken kaldırıp yollamalıydım, çünkü olacakları biliyordum. Neyse erken kalktım ve çocukları okula yolladım. Daha sonra tekrar yatağa yattım. O sırada ablam uyandı, bi sağa sola baktı tabii ben uyuyor numarası yapıyordum. Birşeyden rahatsısz oldu ve eşofmanı açıp amına baktı. Kanı görünce korktu yatakta kanlıydı. Sanırım bunu kadın hastalığı(regl) sandı. Yatağı apar topar toplayıp mutfağa gitti. Bende kalktım yanına gittim. Çok gergindi. Kızlık korkusu sarmıştı. Ben doktora gidecem dedi sen kahvaltını yap. Abla hayırdır neyin var. Sanane dedi. Ya kızma merak ettim kızların her rahatsızlığı sorulmaz diyip odasına gitti giyindi çıktı. Ben evdeydim artık ne olursa olsun bekliyordum ablam bir saat sonra geldi. Eve girer girmez bana öyle baktıki hafif tırstım salona geçti. Bana doktora gittim sabah uyandığımda yatağım kanlıydı rahatsızlık sandım normal bi ilişki ile kızlığım gitmiş! Şerefsiz bunu nasıl yaptın dedi ve hıçkıra hıçkıra ağladı. Bende lafı çevirmedim kendime hakim olamadım ne yapayım. Üstün açıldı ilgimi çektin hapda alınca iyice nefsime yenildim dedim. Ablam tokat küfür sayıyo bende birtane sinirle tokat attım ona! Ve ona "ya babama söylersin ben kaçarım ve o kalpten gider sende orospu olursun alemin dilinde yada susarsın ben sana koca bulurum" dedim. Ablam ağladı kovdu beni. 4 gün eve gitmedim ve beni aradı. Gittim ağladı sen şerefsizin tekisin dedi ve tamam evde kal senden koca moca istemem dedi ve odan sonra hiç konuşmadı.

O olaydan sonra ben ablama karşı çok kaba davranmaya başladım. Her fırsatta onu okşuyordum, ağlıyordu ama birşey yapamıyordu. Yastığının altında daima bıçak bulunduruyordu. Her yeltendiğimde bıçak buluyordu bir iki kez zorla ablamı sikmek istedim. Öldüreceğini söyleyince vaz geçtim çünkü piskolojisi mahvoldu yapar mı yapar. Neyse babamlar döndü. Daha sonra öyle normal hayatımıza devam ettik. Bende iş bulup evlendim artık görüşmüyorum ablamla. Ablam da evlendi artık nasıl buldu birisini bilmiyorum ama şuan çok mutlu. üç tane de yeğenim var.

1 Ekim 2013 Salı

İnci Sözlük Sex Hikayesi

Yeni Sex Hikayeleri bloğunda İnci Sözlük Sex Hikayesi adlı sex hikayesini okumaktasınız.

Reklamsız Seks hikayeleri http://yenisexhikayeleri.blogspot.com adresinde.


İNCİ SÖZLÜK SEKS HİKAYESİ

İnci sözlük sex hikayesi, inci sözlükteki kızlarincis özlük porno hiklayesiinci sözlükte seks hikayesi, teyzem
inci sözlükteki teyzem, teyzem, teyzemi siktimteyzem, seksi teyzem, inci sözlük seks hikayesi



Ben liseyi bitirmiş, yazın benzin istasyonunda marketçilik yapan şimdi de dershaneye gidip sınava hazırlanan 19 yaşında asosyal, gece hayatını sevmeyen , kalabalık gürültülü ortamları sevmeyen sıkıcı bir gencim aslında. pc ve kitaplar hayatımın en büyük zevkleridir tabi 31 i de pc içinde sayarsanız.öncesini ve sonrasını anlatacağım olayda benim işten çıkıp dershaneye başlama sürecine kadar zamanda olan 7 gece 8 günlük bir ege akdeniz turunnda yaşandı.

Teyzem 31-32 yaşlarında bundan 7 yıl önce evlenmiş 2 ay evli kalıp boşanmış bir dul. Gözlerinin lens olup olmadığını yıllardır merak eder dururum turkuaz gözleri var. aslında lens olmadığı belli ama anlaşılan hala bir insanın böyle gözleri olabileceğine inandıramamışım kendimi. neyse tabi gözleri güzel diye yüzü bir miranda ker , barbara filan değil amk. yüzünü çekici yapan tek şey gözleri. fiziğine gelince ne hobbit ne de çok uzun aslında kısa ama türk kız standartlarına göre uzun bile sayılabilir. teni gözlerinden sonra en çok hayret ettiğim yeri. bacaklarında tek pürüz yok bildiğiniz porno filmlerindeki bacaklardan farkı yok. kalçaları geniş memeleri devasa bir kadın işte. biraz gözlerinizi kısarsanız adriana limanın biraz daha kısa ve şişko sıkıştırılmış hali gibi işte. neyse detayları hikayenin içinde anlatırız zaten uzatmayalım.

ben benzin istayonunda 2,5 aydır çalışıyordum ve iş hayatımın son günleriydi. kardeşim bana "işi bıraktıktan sonra dershaneler hemen başlamıyo bizimle tatile gelsene" diye bir teklif yaptı tabi ben bu tatilde kardeşim, annem ve teyzemi olacağını biliyorum. ne gerek var amk evde yatıp bütün gün pc de takılıp kitap okumak varken kendimi kasmaya. neyse bi kaç gün geçti ben işi bıraktım pazartesi günüydü. tur otobüsü cuma akşamı kalkacakmış bunlar hala bilet almamış. kardeşim anneme soruyor " fletcher abim gelmiyor ben gidip 3 bilet alayım mı?" annem de klasik dünyanın en iyi annelerinden işte çocuklarını sever, korur iyi bir kadın yani kibir yok içinde. "olur mu kızım hadi büyük abin tamam da fletcher ı nasıl bırakıp geleyim o gelmezse ben de gelmem" biliyor tabi amk benim pc başında yemek yemeği unutacağımı. bu arada 25 yaşında abim var çalışıyor o da benim çalıştığım istasyonda muhasabeci bu hikayede ona yer yok maalesef... neyse ben annemi duyuyorum tabi şimdi kadın hayatını bize adamış 1 haftalık tatile gidemiyor bile benim yüzümden. neyse o gece vicdanım sikip bırakıyor bütün gece beni.

1 tabur asker sanki beni sikmiş gece boyu öyle uyandım salı gününe. tabi kahvaltı da yine tatil mevzusu amk. kardeşim beni bıraktı annemi ikna etmeye çalışıyor bu sefer annem de bilerek mi yapıyor bilmiyorum ama biliyor benim onun önünde bi engel gibi duramayacağımı. neyse ben hafifçe tamam ya beraber gideriz işte diyorum olay çözülüyor . tabi ben kafamda hafifletici nedenler oluşturuyorum o sırada " olsun lan en azından gider bi kaç yer görürüm hem değişiklik olur. ne olcak ki 7 gece. akşamları çıkmam otelde kitap okurum genelde yapacağım gibi. " diyor kendimi biraz rahatlatıyorum tabi arada bugünü de sayarsak 4 gün var yola çıkmak için. bu sırada buz ve ateşin şarkısı serisini okuyorum 4. kitaptaydım tatile 5. kitapla başlamak için 4. kitabı bu günler içerisinde bitirmem gerekliydi.

o 4 gün sıradan geçiyor cuma günü gelip çatıyor ben de biraz panik havası var tabi amk . işi bıraktığımdan beri dışarı adım atmamışım bu akşam yola çıkacaz zeytinburnunda otobüs kalkacak. neyse bi kaç t shirt deniz şortu bi kaç şort filan alıyorum yanıma.( nerden bileyim 8 günün 6 günü boyunca deniz şortumu giyeceğimi. ) evet akşam oluyor beni yine son dakika çıkartıyorum bizimkileri evden taksi bulamıyoruz biraz gergin dakikalar yaşanıyor filan neyse bi bakmışız tekzenin önündeyiz.

lan bakıyorum bakıyorum tur otobüsü yok amk. bizim gibi bavulla bekleyen de yok. teyzem de metroyla geliyor zaten yan yanalar tekzenle. biraz bekliyoruz sonra metro merdivenlerinden teyzem geliyor. bi elinde çanta diğerinde bavul yeşil dar askılı altına da gri pijamalardan giymiş bildiğiniz uzun ama o da dar. ya da dar değil teyzeme küçük gelmiş. neyse nasılsın naber faslı bitiyor hala otobüs filan göremiyoruz mk. arıyoruz turu meğer metronun diğer tarafındaymış amk . yanlış tarafta bekliyoruz. neyse teyzem daha önce de gitmiş bu tura onunu verdiği tecrübeyle mi bilemem ama önden gidiyor biz takip ediyoruz. bana vermişler en büyük bavulu ebem sikiliyor o zeytinburnu metronun merdivenlerini çıkana kadar. neyse kan ter için görüyoruz otobüsü ben arkadan geliyorum. o sırada daha önce hiç fark etmediğim şekilde teyzemin götünün yuvarlaklığını fark ediyorum. gerçi bu bütün türk kızlarında var bu dar bişi giyince direk toparlıyor amı götü. neyse 2-3 otobüs arasından bizimkini bulup geçiyoruz. ilk ben annemle teyzemde kardeşimle oturuyor. bekliyoruz otobüsün kalkmasını daha başka yerlerden de yolcu alınacak. ben de tabi bir ümit hali hazırda otobüste olmayan yaşıtım güzel kızların sonraki duraklarımızda otobüse binmesini umut ediyorum.

otobüs kalkıyor istikamet beşiktaş- kadıköy oralardan da alıyoruz yolcuları ben bakıyorum bakıyorum güzel bi kız yok . tabi moralmen çöküyorum ama sonra kendi kendime " olum sanki kız olsa da bir şey yapabilecen ha amk " diyorum. haklıyım da lan. nerden görülmüş benim bi kızla direk bağlantı kurmam. neyse anamın çantasına koyduğum kitabı kalemlerimle beraber çıkarıp kitap okumaya başlıyorum. bizim tur rehberini de hiç gözüm tutmuyor amk sadece fuallerden çeneye kadar sakal bırakıp diğer yerleri kesmiş şekil yapmış gavat. su dağıtan muavin tarzı çocuk efendi bişeye benziyor neyse.

derken 2-3 saat sonra filan nerde olduğumuzu bilmedğim bir yerde 2 kişi daha alıp devam ediyoruz yola. heyecanlanmayın bunlarda 2 sap amk :/" turdan biraz bahsedeyim ben de bilmiyordum aslında ama yaşarak öğrendim. ilk 2 gece bodrumda bir otelde kalıyomuşuz sonraki 2 gece marmariste bir otel . ondan sonra 2 gece fethiye 1 gece antalya ve eve dönüş. cuma akşamı çıktık pazar sabahı evdeyiz işte."
derken ben yattım mı yatmadım mı bilmiyorum ama günün ilk ışıklarıyla gözlerimi açıyorum . nerdeyiz diye sormayın inene kadar ben de bilmiyordum amk.

evet ilk durak şirince köyüymüş rehberimiz kısa bir konuşma yapıyor iniyoruz. kahvaltı edip köyü gezecekmişiz, mahzenlerden şarap içecekmişiz . bak hele bak. hani kıyametin uğramayacağı yermiş burası tabi benim gibi inançsız biri için pek bir şey ifade etmiyor bu özellik. ama eski yapıtlara hep bir ilgim olmuştur. gidiyoruz bakalım. ilk durak köy kahvaltısı. ( kişi başı 17 lira amk 51 lira giriyor.) normalde kahvaltı yiyemeyen ben zorluyorum kendimi amk o kadar para vermişiz . sol çaprazımda da teyzem öküz gibi yiyor. ister istemez uzun uzun ağzımdakileri çiğerken göğislerine bakmaktan alamıyorum kendimi. "lan fletcher teyzen o senin ayıp o amk" deyip önüme bakıyoum. lan birden mideme kramp gibi bir şey giriyor sonra midem bulanıyor. lavaboyu sorup gidiyorum elimi yüzümü yıkayıp geliyorum . bizimkiler hala yiyor amk . ben zorlamıyorum napalım giden 17 lira olsun. ( sabah sabah siktiler . kahvaltı faslı bitip mahzenlere geçiyoruz bedava şarap var lan bedava . tabi ben 51 lirayı düşününce bedava şarap hoş geliyor gözüme gidiyoruz. adam yarak kürek meyve şarapları getiriyor . hiç birini beğenmiyorum ama içiyorum .

çıkıyoruz o sikimsonik köyden. tabi hem 51 lira gitmiş hem de bi sik görememişim moralim bozuluyor amk biniyoruz otobüslere. rehber alıyor mikrofonu anlatıyorda anlatıyor. "bence bazı yerleri sallıyor olabilir" neyse sıradaki durak 2 seçenekten oluşuyormuş. isteyen aqua parka isteyen efes antik kente gidiyor. benim neyi seçeceğimi biliyolar zaten . tabi ki efes antik kent. neyse gidiyoruz kısa bi yolculuktan sonra . diğer otobüsün rehberi iniyor bizim gavat aqua parka gidiyor hoşuma gidiyor bu durum . diğer rehber hem bayan hem daha samimi geliyor bana. geçici müze kartları alıyoruz çıkışta bunları gerçeğe dönüştürebileceğimiz söylenir. bu durum fazlasıyla moralimi düzeltiyor. tabi önümde duran 2-3 kilometrilik buram buram tarih kokan yerinde payı büyük. samandan şapkalar satıyolar içerisi çok sıcakmış her yer güneşmiş ısrarla satacak gavatlar. ama ben daha sabah ki 51 lirayı unutamamışken bi saman yığınına 15 lira verir miyim ? içerdeki durumumu önceden görebilsem belki bi tane alırdım ama tabi ki ne olacak yeaa diyip bizimkileri kapıya sürüklüyorum. geçici müzekartlarla içeri giriyoruz. bi taş yığını karşılıyor bizi tabi biraz hayal kırıklığı yaşıyorum ama bir daha ileri bakınca hoşuma gideceğinden emin olduğum yerleri görebiliyorum. neyse rehber taş yığınının önüne geçip anlatıyor da anlatıyor. bunlarında doğruluğundan emin değilim ama sonuçta tarih tarihtir. ilerliyoruz yavaş yavaş.

adamların niye şapka sattığını daha iyi anlıyorum güneşten nevrim dönüyor ama ne kadar çok şey öğrensem iyidir. zaten çoğu kişi gölge bulmak umuduyla ayrılıyor kafileden ben ve birkaç kişi rehberi takip edip dinliyoruz. harbiden sıcak olmasa süper bir yer o binlerce önceki şehir hayatı bir an gözümde canlanıyor keşke o zamanlarda yaşasaymışım demekten alıkoyamıyorum kendimi. ilerde büyük bir kütüphane görüyoruz. ama oraya gitmeden rehber bi harabenin önünde durup bize aşk evini tanıtıyor. bildiğiniz kerhane işte. tam karşısında da kütüphane var meğer aşk evine gitmek fakat etrafta bunun görülmesini istemeyenler kütüphaneye girip ordan gizli bir geçitten yine aşk evine çıkabiliyormuş ondan karşı karşıya yapılmışlar. bunu öğrenmek hoşuma gidiyor nedense. sonra kütüphaneyi de tanıtıp bize serbest süre veriyor fotoğraf filan çekilmek için. neyse bizimkileri araken diğer ülkelerden gelen turist kafilelerine bakıyorum amk bizde ne kadar az kız varsa onlarda da o kadar az erkek var adaletini sikeyim dünya diyip yürüyorum. çok geçmeden buluyorum bizimkileri fotoğraf filan çekiliyoruz. ilk o sırada teyzem bana yapışıp bizi çekin diyor. lan zaten sıcak bütün gövdesini benim vücduma yapışıtırınca onun benden daha fazla sıcakladığını anlıyorum. yapıştı gitmiyor her yerde illa benle çekilecek amk. derken benim içimde kıpırdanmalar oluyor ve bu durum hoşuma gitmeye başlıyor. bir yere otup gitme vaktinin gelmesini beklerken teyzeme şu aşk evi olayını anlatıyorum. edepsiz bir gülümsemeyle karşılık veriyor.

yorgunluktan ve sıcaktan perişan olmuş bir halde otobüsümüzün gelişini seyrediyoruz. aqua park a gidenlerde otobüste. neyse bizde biniyoruz sıcağa o kadar alışmışım ki otobüste ilk dakikalar üşüyorum. sonra normale dönüyor. bi kaç fotoğraf molası filan veriyoruz ama önemli değil. bodrumda ki otele geliyoruz . 1-2 saat uykuyla ayakta durmakta zorlanıyorum. otele geliyoruz gerekli bilgileri bize aktarıyor rehber. sonra odalarımıza çıkıyoruz bavulu yine ben taşıyorum. odalar yan yana sonra bi an duraksayıp odalara giriyoruz. ben annemle kalıyorum teyzem kardeşimle. neyse banyo yapıp biraz dinlendikten sonra akşam yemeği için aşağı iniyoruz.

hikayeye biraz ara verip kendimden bahsedeyim zaten çok renkli biri değilim.

19 yaşında liseyi bitirmiş aslında 4 yıllık bi bölüme girecekken vazgeçip bi yıl daha hazırlanmayı seçtim. asosyalim hiç arkadaşım yok. ilk hesabım hafif siyasetten silindi uzun zamandır bunla yazıyorum ama her başlığa gereksiz entry girmeyince bu kadar oluyor entry sayısı. aslında yakışıklı sayılırım ama kızların çoğunu aptal olarak görüyorum . çok salaklar amk.bi kaç kızla çıkmışlığım vardı zamanında. en son 2-3 yıl önce lisede bi kıza aşık olmuştum ondan sonra bunların ergenlik hevesi olduğunu anladım. 1,80 boyların hafif esmer zayıf ya da orta derece kiloya sahibim. şişko insanlara içimde bir nefret var nedense(çok yedikleri için). son 1 yıldır günlük okuduğum kitap sayısını tutuyorum . 1 yıldır günlük ort sayfa okuma sayım 91,3... gece kulüplerini hiç sevmem bi kaç kere gittim daha da yeminliyim. klasik müzik severim . azıcık rock da dinlerim. rasyonalist bir insanım.

"nerde kalmıştık akşam yemeğine iniyorduk ben bi t shirt bi şort giydim işte teyzemlerin odaya geldim vurdum kapıya onlarda çıktı hemen. bekletmediler hayret. ( benim uyuduğum 1 saat boyunca hazırlanmışlar meğersem ) teyzemi ilk kez böyle bir kıyafetin içinde görmüştüm. bütün vücuduna yapışan dar askılı ve bütün bacaklarını dışarda bırakan yarı çıplak bir halde. neyse ben her zamanki gibi arkadan yavaşça yürüyorum ne kadar gözlerimi kaçırsam da o ince elbiesinin altındaki kalçaların hareketlerinden gözlerimi alamıyorum. aklıma o fotoğraf çekerken ki sıcaklık gelince iyice içimde bir şeyler kıpırdanıyor "fletcher sakin ol". geliyoruz önce masaya çantaları bırakıyorlar. yemekleri alıyoruz." bu oteli fazla beğenmedim "zaten çok yemek yemeyen ben hijyen konusunda şüpheye düşünce tabağı patatesle doldurup geliyorum.
teyzem zeki mi bilemem ama kültürlü, bir şeyleri çözmüş bir insan olduğundan şüphem yok. dışardaki benim vücudum benim kararım diyen sosyalist kadınlardan işte. yüz makyajınında büyük katkısıyla harbi güzel olmuş bak hakkını vermek gerek. siktiğimin otobüsündeki en güzel kadının insanın teyzesi olması nasıl bir şanstır sorarım ?

yemekleri yiyoruz ben de her zamanki gibi tabağımda yemek bırakıyorum. teyzem akşam ne yapıyoruz canlı müzik varmış otelde iner miyiz diye soruyor. ben direk -yok şimdi gidip yatacam ben- diyorum " kitap okuyacağımı söylememe gerek yoktu ". kardeşimle annem tamam diyor. neyse ben tutuyorum odanın yolunu onları masada bırakıyorum. açıyorum kapıyı kartı elektrik şeysine sokunca ışıklar yanıyor hemen. çıkarıyorum her şeyi boxer la kalıp yatağa atıyorum kendimi. kitaplarla kalemlerimi yatağın yanında ki komidine koymuştum gelir gelmez. açıyorum sayfayı dalıyorum tyrion lannister'ın daenerys targaryen'ın dünyasına. " bu kitapta önceden en sevdiğim karakter olan daenerys targaryen dan nefret ediyorum. git batı diyara kızım ne işin var kölelerle" neyse fazla spoiler vermeyeyim.

-ben kapıyı kitlemedim mi lan- diyorum kendi kendime tabi kapı açılıp biri içeri girmeden önce. ilk etapta neyse annemdir diyip yatağın ucundan bakmak üzere doğruluyorum. yarım kalp atışı zamanda teyzemi o dar elbisesinin içinde görünce direk kızarıyorum. "neden kızardığımı hala bilmiyorum.o anda sadece boxerla olduğumdan mı yoksa aklımdan kurduğum çeşitli fantezilerden mi ?" teyzem gelip "oo fletcher bey yorgunum bahanesiyle odayı çıkıp kitap okumak ha" diyor umarsızca. ben de aynı tavrı takınarak "kitap okuyarak dinlenebiliyorum ben" diyorum. odaya geliş sebebinin telefon şarjı almak olduğunu öğreniyorum . o sırada da şarj benim telefonu şarj ediyor yanımdaki komidinde. direk görüyor telefonu ,şarjı "başka şarj var mı" diye soruyor yüzünü asarak. benim rengim normale dönmüş tabi annemin olabilir ama nerdedir hiçbir fikrim yok diyorum " konuşmasına izin vermeden " benim işime yaramıyor zaten telefon bunu al " diyorum. o asılmış yüzü yine o zeki, şehvetli yüze dönüyor hemen . ben hala yarı uzanır vaziyettim tabi şarjı çıkarmak için geri doğru sendeleyip fişi çıkarmaya çalışırken aniden teyzemin nefesini ensemde hissediyorum. o 2 saniye hayatımın en gergin anlarından oluyor nedense. kafamı kaldırıyorum hafifçe. nerdeyse burunlarımız çarpışacak tek eliyle telefonumu şarjdan çıkarıp diğer eliyle kendi telefonuna takıyor. neyse ki beni daha fazla zorlamayıp kaldırıyor kafasını ama hala tepemde. benim o sıralar aklımdan geçen düşünceler ardı ardına sıralanyor. " acaba ben mi çok abazayım normal hareketleri farklı algılıyorum ?" "yoksa bu teyzemin içinde de vücudundaki gibi ateş mi var ?

ben kendi düşüncelerim içinde kaybolmuşken teyzemin sıcak parmak uçları beni kendime getiriyor. başta dilim tutuluyor ne diyeceğimi bilemiyorum parmakları göğüs kafesimde dolanıyor. sonra teyzem heyecanımı anlamış olacak ki "ne kadar pürüzsüz vücudun var" diyor. ben kendimin bile duyamadığı bir tonla bir onaylama kelimesi söylüyorum. sonra o sıcak dokunuşlar daha sert ve daha geniş bi şekilde omzumu kavrıyor. ben hala kurbanlık koyun gibi oturuyom . sonra aniden konuyu değiştirip "kızlarla aran nasıl diye soruyor" o sırada elini vücudumdan çekip tam karşıma oturuyor. ben hala düzgün konuşamıyorum ama "iyi değil" demeyi başarıyorum. nedenini anlamadığım bir kahkahayle "bu odada oturursan tabi olmaz" diyip kalkıyor. odadan çıkmadan da " telefonumu sabah getirir misin?" diye sorup cevabımı beklemeden çıkıyor odadan.

ben, teyzem odadan çıktıktan sonra bile şoka uğramış şekilde bir kaç dakika konuyla alakasız şeyler düşünüyorum."odada ki televizyon çalışıyor mu acaba? " olayın şokunu atlattıktan sonra ilk işim tuvalete gidip 31 çekmek oluyor tabi ki . aklımda ki sapık fletcher; "olum ne kadar malsın taş gibi hatunu sikmek varken elini sikiyorsun kafana sokiyim " diyor . diğer tarafta akılcı fletcher; " olum yapma etme bak bu senin teyzen bu tatilin sonrası da var . tamam burda siktin ettin ya sonra ? " ulan o an içimdeki savaş 2. dünya savaşından daha kanlı geçiyor . her savaşın sonucu gibi benim iç savaşımda da kazanan "yok". 31 sonrası o yorgunluğunda etkisiyle yatağa girmemle uyku alemine giriş yapmam değer veremeyeceğim kadar kısa zaman alıyor.

sabah bizim kapının çalmasıyla uyanıyoruz kapı kitli bu sefer. gelen kardeşimle teyzem " hadi geç kaldık kahvaltıya " diyorlar. "lan sikecem kahvaltınızı da tatilinizi" de demek istiyorum ama ... bugün tekne turu varmış tam gün ondan deniz şortumu ve t shirt giyip çıkıyorum . sabah sabah pek bir şey yiyemiyorum . yemek boyu gözlerimi teyzemden kaçırıyorum. dün geceden sonra sanki utanılacak şeyler yapan benmişim gibi. ama bi ara teyzemin hala o edepsiz bakışlarla beni süzdüğünü fark ediyorum başka yere çeviriyorum kafamı hemen. otobüse geçiyoruz kahvaltıdan sonra. herkes oturduğu yerin 2 arkasına geçiyormuş . rehber öyle dedi. neyse geçiyoruz yerimize teyzem otobüsün da kalabalığından faydalanarak hemen yanıma sıvışıveriyor. otobüs harekete geçiyor ama yolculuk hiç konuşmadan bitiyor zaten 15 dk sürdü . teknemize doğru yürüyüşe başlıyoruz benim elimde bu sefer plaj çantası var. bavul kadar olmasada ağır. tekneye geçiyoruz iki otobüs aynı tekneye biniyor bizim rehber sağ mı sol mu hatırlamıyorum xxx taraf bize ait oralarda istediğin yere geçebilirsiniz diyor. biz yukarı çıkıyoruz direk büyük çoğunluk gibi

yukarı çıktık bi taraf asılan branda sayesinde gölgelik diğer taraf güneş biz yarı gölge yarı güneş bölgeye oturduk. tabi ben gölge olan kısma geçtim. teyzem ben daha havluyu bulamadan üstündekileri çıkarmış başlamış güneşlenmeye. ilk etapta belli olmasın diye bakmıyorum ama etraf sakinleşip millet yerleştikten sonra göz ucuyla bakıyorum teyzeme. bikinisi büyük göğüslerine tam oturmuş ama uzandığı için göğüsler yukarı doğru fıçkıracakmış gibi duruyor. bacakları dün akşam fark ettiğim gibi pürüzsüz olağanüstü. bikini altı da tam oturmuş amına. ben çıkardım ( yarrağı çıkardım sandınız dimi ben de öyle yazmayı isterdim ) kitap okumaya başladım. sonra yüzme molası verdik . ben zaten normalde de çok yüzen biri değilim ama yüzdüm mü tam yüzerim olduğum yerde durmam mal gibi . sitenin havuzunda bile 5 dk yüksek tempo yüzer hemen çıkarım burda da öyle yapmayı planlıyordum. teyzem de ondaki o bilge havayı bulanıklaştırarak " ama ben yüzme bilmem ki" dedi ortaya dedi ama en iyi yüzen ben olduğum için bana geldiğini biliyordum lafın.ben de hiç konuşmadan sorun değil halledilir bakışı attım teyzeme .

ben çıkardım t shirti zaten deniz şortu üstümde. teyzem zaten bikinili. indik aşşağı ben yine arkadan gidiyorum tabi. neyse ben direk atlamak niyetindeydim ki teyzem kolumu sertçe çekip hoop nereye bakışı attı. ben de hemen tavandaki sosis mi dersiniz makarna mı dersiniz her ne boksa aldım onlardan uzattım teyzeme . ben bile güldüm o esnada amk . sonra ben atladım hemen bizimkilerde girdi yavaş yavaş teyzem merdivenlerin orda durmuş kapatmış milletin önüne amk girmiyorda. ben hemen" teyze gel yolu kapatıyosun" dedim. buraya gel o zaman dedi . itaat etmekten başka seçeneğim yoktu . gittim merdivenin tam önüne aşşağıdan bakıyorum teyzeme ulan hangi açıdan bakarsan bak taş gibi bacaklar amk 0 selülit. neyse bu ilk adımı attı ben atlamyacağını bile bile bırak kendini diyorum nafile ayağını suya soktu klasik ooo çok soğuk tepkisini verdi. yukarda merdivenin başında homurdanan kalabalığı görünce bi hışımla üstüme atladı. tabi ben götü kaybettim 0,5 ml tuzlu su yuttum.

yuttuğum suları iyice sindirdikten sonra teyzemin 2 koluyla birden beni sıkıca kavradığını fark ettim . ulan zaten sosisi dolamış bedenine yine de korkuyor işte sonuçta ayak yere değmiyor haklı amk ben yüzme bilmesem ben de korkardım. neyse ben bunub elleri tuttum az açığa götürdüm millete daha fazla rahatsızlık vermeden. derken bu bi kademe aşağı kaydı direk doladı kollarını bana yine halbuki bıraksa zaten su üstünde duracak amk sosis sayesinde. neyse ben de daha fazla korkutmamak amacıyla bana sarılmasına izin verdim . bunun vücut git gide bana yapışıyor o sırada. yine o ilk gece ki gibi nefesini bu sefer ensemde değil yüzümde hissedebiliyordum. sonra buna bir son verip ellerinden tuttum nafile yüzme öğretme çabaları işte . sonra ben sıkıldım hadi çıkalım dedim o da o anki korkuyla kabul etti yine önden o tırmandı merdivenlerden arkasından ben . ilk o duş aldı göğüslerini filan yıkıyor ben de yanındayım sonuçta teyzem amk kimse yadırgamıyor yakın olmamızı. hazır duş almakla meşgulken ben bunu iyice süzüyordum. . o sırada içimde ki rasyonalist fletcher ı da devre dışı bırakmayı unutmamıştım tabi.

ben de hızlıca duşu aldım çıktım yukarı teyzem yine uzanmış güneşleniyor. ama yukarısı kısmen dolu o an tabi bir şey olmuyor. ben de kurulanıp kitabıma geri dönüyorum. rasyonalist fletcher olmayınca daha bir rahat hissediyordum kendimi . tatilin de amacı bu değil midir zaten? . rahatlık... gemi harekete geçeli 1 saat olmuştu ki 2. yüzme molasını verdik bunda teyzem kalkmadı gittim yüzdüm gönlümce. genelde havuzda yüzen ben denizde kendimi daha rahat hissediyordum nedense. dalgalara güveniyorum sanki . bir ölüm mahkumunun celladına güvenmesi gibi...

öğle yemeği için demir atacağımız koya gelene kadar uzanıp etrafı seyrediyorum. sonra 45 er dk yemek ve yüzme molasınında bu koyda olacağını söylüyor rehber. başlarda sevmemiştim ama sonradan ısınmaya başladım pezevenge. efendi adammış o da. benim yemek yiyesim yok bizimkiler indi aşşağıya ben yukarda tek kaldım gölgede yatıyorum temiz hava oh mis. aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama tahminimce 15-20 dk biri kolumdan dürttü evet tabi ki teyzemdi gelen."ulan bak denize girecen diye beni uyandırdıysan sikerim" dedim içimden. ama bu sefer masum kız çocuğu konuşma tavrıyla" fletcher güneşlenecem de sırtıma yağ sürer misin?" diye sordu. benim aklıma direk o filmlerde gördüğümüz masaj sahneleri ve sonrasında ki sikişler geldi tabi ki olaylar öyle gelişemedi ne yazık ki. ben bu sefer rahat bi tavırla " tabi " dedim zaten yüz üstü uzanmıştı yağ mıdır süt müdür her neyse uzattı bana. önce bi tutukluk yaptım nerden başlayacam ne yapacam sonra 100 yıllık yağ süren abaza edasıyla başladım omuzlarına püskürtmeye. bütün sırtını iyice yağladım sonra bu iş için sadece sağ elimi kullanmaya karar verdim iki eli birden kulalnmaya gerek yoktu bence. sağ elimde başladım iyice yaymaya . ama hiç öyle zevk filan almıyorum amk. tam bir görev adamı gibi sadece işimi yapıyorum. ta ki sırt bittikten sonra " ne duruyosun bacaklarıma da " bu sefer rica değildi emirdi bu . ama bu görev adamı artık sinirlenmişti. bı hışımla ayağa kalkmadan kendimi aşağı çektim .bu sefer değişiklik olsun deyip yağı elime sürdüm ordan bacaklara geçtim. başlarda sırttan pek farkı yoktu ama sonra ulan ben sağ bacağı bitirdikten sonra baya havaya girdim iki elle birden sol bacağı okşuyorum ama bildiğin okşuyorum amk yağ sürme bahane anlayacağınız. teyzem bunun farkında mı ? bilemiyorum ama bence farkında. etrafta da kimse yok zaten ya yemek yiyorlar ya da denizdeler baya bi vaktimiz de var harekete geçmek için. benim aklımda türlü piçlikler tabi lan bunu burda siksem ne olur kimse yok zaten mk. hoop ordan rasyonal fletcher gelip " lan olm manyak mısın şu anda bile her an biri gelebilir nasıl bu kadar ... " adam haklıydı tabi ki burda sikiş olmaz her an biri yukarı çıkabilir . neyse bunları kafamdan atıp teyzemin o yavaş yavaş esmerleşmeye başlamış kızarık bacaklarını okşuyorum . sol elimle sol bacağı sağ elimle sağı . artık battı balık diyorum tekrar sırta geçiyorum bakıyorum ki iyi sürememişim buraya yağı ellerimi yanlarada atıyorum bu sefer sonuçta o istedi hem biri gelirse de teyzesinin sırtına yağ sürüyor ne var bunda ?

sırtıda komple elden geçirdikten sonra yapacak bişi kalmadı amk önce bi sağa sola bakıyorum sonra bitti diyorum utangaç bi mırıltıyla. teyzem hiç konuşmadan yüz üstü dönüyor gözlerinde de güneş gözlüğü ama gözlerini görebiliyorum az çok kapatmış uyuyor sanki . bi an lan acaba kadın beni zararsız filan mı sanıyor yoksa bana güvendiğinden mi böyle diyorum bu kuruntular içimde bir tedirginlik başlatıyor haliyle. neyse yine ilk yönteme dönüp bikinisine sıçratmadan vücuduna püskirtüyorum spreyi."süt ya da yağ her neyse " . yine başa dönüp utangaç bir şekilde karnına omuzlarına filan sürüyorum ama o yer çekimi etkisiyle iyice yayılmış göğüslerinin yakınına bile yanaşamıyorum . ulan az önceki bacakları sömüren piç gitti yerine utangaç asosyal çocuk geldi sikerim böyle ruh halini niye böyleyim lan. yumul işte memelere . sonra memeleri ve etrafını acımasızca yanmaya mahkum edip bacaklarının ön kısmına geçiyorum burda daha bi heyecanlanıyorum haliyle am var la am var.

yine gelen gideni kontrol amaçlı bi etrafı kesiyorum millet yüzüyor eğleniyor amk ben de burda kan ter içinde kalmış teyzemi yağlıyorum sinirlerim bozuluyor gülüyorum sonra işime konsantre oluyorum. neden bilmiyorum spreyi elime sıkma gereği duyuyorum . sonra ayaklardan başlıyorum . açıkçası normalde çok titiz biriyimdir öyle kimsenin ayağına filan dokunamam. ama o an içimdeki abaza açığa vuruyor ve ayakları güzelce yağlıyorum tabi iğrençleşmeden üstten üstten. sonra hafifçe bileklere ordan dizlere geliyorum pek zevk aldığımı söyleyemem. ama biraz daha yukarı çıkınca ... hop hop dur benim ufaklık uyanıyor lan ne oluyor. neyse hemen ellerimle iki bacağımı arasına alıyorum benim ufaklığı tamamdır belli olmuyor kalktığı.diz üstünü yavaş yavaş okşuyorum. işin zevkli tarafı burasıymış demek. daha önce siktiğim orospular bu kadar zevk vermiş miydi ? o an onun mahkemesini kuracak değildim yavaşça yukarı çıkmaya başladım yukarı çıktıkça kemikler yerini pürüzsüz tene bıraktı. öyle kendimi kaybetmişim ki bi an elimin bacaklarda sektiğini hissettim. yağ bitmiş amk. hemen spreyle sıktım devam ettim artık kasıklara yaklaşıyoruz ne yapacam ne edecem bilemiyorum ama teyzemin bundan zevk aldığını hissediyorum neye dayanarak hissediyorum ? bilemiyorum .

bütün vücudunu yağlamıştım tabi kasıkları ve göğüs çevresini vücuda dahil etmedikçe. teyzem niyetimin geri çekilip uzanmak olduğunu sezmiş gibi elleriyle göğüslerini ve kasıklarını işaret ediyor. ben yine utangaç moda geçiyorum amk . ulan bi istikrarı yakalayamadım şu işte. neyse işe bana göre daha kolay olan yerden göğüslerden başlıyorum. tabi göğüsleri avuçlamıyorum amk . ama baya yakınlaşıyorum . veee evet sağ elimin baş parmağı teyzemin göğsüne sürtüyor. daha sonra bundan cesaret bulmuş olacam kigöğüslerinin bikiniden taşan yerlerinide bir sanatçı gibi yağlıyorum. evet işte bu hızla direk kasıklara girmeliyim!!. derken 2 tane sap, öküz gibi gülerek yukarı doğru çıkıyor göremiyorum ama duyuyorum. teyzemde bunu fark etmiş olacak ki doğruluyor . onunda bu işten rahatsız olduğunu seziyorum . tabi ben yine utangaç modda geri çekiliyorum hemen. teyzeme bakamıyorum. ama sonra bi an kulağımda bir nefes hissediyorum ve şu iki kelime
"orayı da sonra"

-orayı da sonra- bu kelimeler kulağımda çınlarken atıyorum kendimi suya. teyzemin vücudunu milim milim okşarken nasıl terlediysem artık. güneşten mi heyecandan mı bilemiyorum . " her ikisinin de payı var " diyor rasyonal fletcher. yine geldi tipini siktiğim.
o gün yine yüzme molası fotoğraf molası cart curt derken geri dönüş yolculuğu başlıyor. bizim rehber başlıyor yine anlatmaya . sonra bu geceki etkinlikten bahsediyor . akşam yemekten sonra bodrum gezilecekmiş. ordan da gece klubü ya da isteğe bağlı canlı müzik filan mekanlara gideceklermiş. tabi benim ne yapacağım belli amk. sayı alıyor birde kişi başı 10 lira alacak mazot parası . bunun bu mazot ayağına milleti siktiğini fark ediyorum da ses çıkarmıyorum bence ordaki herkes biliyordu ... baktım bizimkiler kaldırmışlar direk elleri "teyzemde" gidecekler akşam. neyse diyorum s.et gitsin eğlensinler. otele dönüyoruz yine banyo yapıyorum 1,5 saat var yemeğe daha bu vakti uyuyarak değelendiriyorum. tabi uyudum mu uyumadım mı belirsizlik içinde kalkıyorum . ya rüya görüyordum ya da hayal kuruyordum ama her neyse baş kahraman teyzemdi

sanki dejavu yaşıyorum yine teyzemlerin kapısını çalıyorum ama bu sefer kapı açılıyor fakat dışarı çıkan yok daha hazırlanamamışlar yani. teyzem aynaya yüzünü yapıştırmış makyaj yapıyor tabi vücudun anatomik yapısı sayesinde oluşan bu domalma pozisyonunu yatağa oturup arkadan seyrediyorum."lan bak şimdi yazarken aklıma geldi teyzem onun göte kitlendiği mi aynadan görmemiş midir acaba ?" aradan 5-10 dk geçiyor bunlar hazır teyzem bu sefer daha rahat bi kıyafet giymiş üstü straplez midir her ne sikimse altı da şort. iniyoruz yemeğe ben yine arkadayım ama artık içimde kuşku yok "orayı da sonra" bu kelimeleri hatırlatıyorum kendime her kuşkuya düştüğümde.
yemek yiyoruz filan. bu 2. ve son günümüz bu boktan otelde. seviniyorum biraz. neyse ben çok yemiyorum zaten yollarımız da ayrı onları masada bırakıp odama çekiliyorum. geleceği gördüğümden mi bilmiyorum ama odayı kitleme ihtiyacı duymuyorum kendimde.

bu sefer odadaki varlığını sonradan fark ettiğim televizyonu açıp kanallara bakıyorum. ilgimi çeken bir şey yok . o sırada bizim turun otobüse doğru hareketlendiğini görüyorum bizimkiler etrafta yok ya da ben göremedim. neyse kitap okuyorum . george r.r. martin e küfür dolu övgüler savuruyorum okurken de. bi 10 dk sonra benim kapı çalıyor "vay amk bu kim lan ?" bizimkiler olsa direk dalardı içeri anlaşılan yabancı biri bu. içeri girecek hali yok diyip boxerla açmaya karar veriyorum kapıyı . kapının arkasına vucüdumu saklayarak açıyorum kapıyı.2 kelime?
"orayı da şimdi

ben de hala neyin sorgulamasını yapıyorsam "sen niye gitmedin? bizim kiler gitti mi?" diye soruyorum. "onları gönderdim benim de midem bulanıyo diye gitmedim" benden ne cevap bekliyordu bilmiyorum ama ben " içeri gelsene" dedim sadece." sen ne yapıyodun" diye sordu sanki bugün yaşananlar hiç olmamış amk , çok rahat. ama ben de onun bana verdiği cesaretle rahatım bu sefer ." hiç televizyonda bir şey yok kitap okuyordum." o şehvetli bakışlarını dikiyor gözüme ben de ona bakıyorum. "aha yine heyecan bastı beni amk " hangi arada olduğunu anlamadığım süre zarfı içinde gelip yanıma oturuyor. "eee her işini böyle yarım mı bırakırsın " ben direk anlıyorum "orayı da sonra" kelimeleri geçiyor aklımdan. kendimden emin " hayır sadece doğru zamanda doğru işler yapmak isterim" diyorum. "
"o zaman şimdi " diyip yumuluyor dudaklarıma. ben daha önce 2-3 kez öpüşmüşüm o da uzun zaman önce .heyecandan ölecem . ilk milli oluşum aklıma geliyor nerdeyse aynı heyecan. ama teyzemin o kadar heyecanlı olmadığı belli dudakları ustalıkla dans ediyor dudaklarımla. sonra ben bir elimi bacaklarına bi elimi göğüslerine atıyorum. üstünde kısacık dar kot şort var. dakikalarca öpüşüyoruz teyzemde o sırada elleriyle benim ufaklığı kavramış durumda.sonra ayağı kalkıp üstündeki straplez i çıkarıyorum sandığımdan kolay oluyor.oda kalkıyor. şortunun düğmelerini açıyor . bir göz açıp kapadıktan sonra sadece beyaz tangasıyla karşımda. kasıklarının ve bacak arasının sırılsıklam olduğu gözümden kaçmıyor. yatağa uzanıp beni kendine doğru çekiyor yine öpüşüyoruz bu kez bütün vücudumuzun sıcaklığını paylaşıyoruz. sonra elleriyle kafamı aşağı doğru itiyor göğüslerde duruyor. gösülerini sıkıp emmeye başlıyorum . bunları amatörce yapığımın farkındayım "ama ne yapabilirim ki " elimden geldiğince nazik olmaya çalıştım bir süre sonra ( zaman veremiyecem )
kafamı daha da aşşağı sırılsıklam bacak arasına doğru itiyor . bi ara rasyonal fletcher " dur hijyen açısından bu yaptığın doğru değil" dedi ama aynı hızla kovdum pezevengi . ilk kez am yalıyorum gelmiş bana hijyenden bahsediyor amk. am da mis gibi parfüm kokan teyzemin amı . ama vücudundakindan farklı bir aroma var bunu hemen algılayabiliyorum. baharat kokuyor sanki tarçın gibi "hem acı hem tatlı" o anki iç güdüyle nasıl yaptığımı bilmediğim bir halde amına öpücükler yağdırıyor yalıyorum. sonra kafamı kaldırıyor o an konuşmadan anlaşıyoruz . içine giriyorum hafif bir inleme geliyor teyzemden ama maalesef çok uzun sürmeden boşalıyorum.sonra yine aynı güzergahtan yukarı doğru çıkıyorum sonunda yine öpüşüyoruz.

öpüşürken ben de boş durmuyorum tabi hem fiziken hem fikren. ellerimle göğüslerini iyice sömürüyorum . aklımda da 2. posta için kurduğum fanteziler. bütün o yıllardır izlediğim pornolar eksiksiz gözümün önüne geliyor. eleme yöntemiyle bi kaç güzel pozisyonu tutuyorum aklımda. tabi bunlar sadece kafamda duruyor amk teyzem ne isterse onu yapıyor. dakikalarca öpüştükten sonra benim ufaklık uyanıp etrafında ki kalın sütunlara sağ sol vuruyor(bacaklara). teyzem de dudaklarını ayırıp o edepsiz bakışlarından bir tane atıp kalkıyor altımdan.ne olduğunu anlayamadan 3 kalp atışı önce ki halimizin tersine dönüyoruz ben aşşağıdayım teyzem üstümde bu sefer. önce anlamlandıramadığım bi kaç el hareketiye vucüduma dokunuyor. sonra dizlerinin üstüne kalkıp benim ufaklığı eliyle biraz daha sertleştirdikten sonra yine ellerinin yardımıyla benim ufaklığı sıcak fakat nemli yuvasına sokuyor. " ulan aklımda böyle bi pozisyon yoktu ama neyse " yapacak bişi yok . işte başta yavaş yavaş ön arka git gel yapıyor. sonra ben de kendimi işe yaramaz hissedip bende hoplatmaya çalışıyorum teyzemi ama bu hafif kıpırtıdan başka bir sonuç vermiyor. teyzem ne yapmak istediğimi anlamış olacak ki birden tempoyu yükseltiyor. üzerimde zıplamaya başlıyor. benim ufaklık her hareketi hassasiyetle algılayıp daha da sertleşiyor. bir kaç dakida içinde benim ufaklık var gücüyle teyzemin içinde çırpınıyor. teyzem üstümde boğa üstündeki matador misali delice zıplayıp yine anlam veremediğim mimikler ve el hareketleri yapıyor. daha sonra bunun hoşuma gittiğini fark ediyorum. teyzem var gücüyle bi sağ bi sol ön arka derken yorulup duruyor. ben daha boşalmadım . bi anlık hışımla teyzemi altıma alıyorum benim ufaklığı da hava alması için dışarı çıkarıyorum. sonra hep yapmak istediğim ama paralı sex deneyimlerimde yapamadığım pozisyonu gerçekleştirmek için somut adımlar atıyorum.teyzemin iki bacağını kavrayıp havaya kaldırıyorum. ve evet işte o yıllardır canlı kanlı görmek istediğim o manzara. iki bacak arasından fırlamış ıslak, tüysüz belli bir kesimin deyimiyle şeftali gibi amcık çıkıyor ortaya. ben teyzemin niyetimi anlamış olduğunu farz edip bacaklarını bırakıp ellerimden kuvvet alarak benim ufaklığı o etli ıslak yuvaya sokuyorum. teyzem yüzümü kara çıkarmıyor neyse ki yoksa o bacaklar benim iflahımı sikerdi sert bir darbeyle. neyse başta durumu yadırgıyorum çünkü bu sefer tüm sorumluluk benim üstümde. neyse 1 dakikalık afallama süresinden sonra uygun destek mekanızmasını kurup bacaklarının arasında git gel yapıyorum. tartışmasız hayatımdaki en zevk aldığım şeydi o bacakların arasında pörtlemiş amcığı sikmek." belki de hep hayalini kurduğum fanteziyi gerçekleştirmekti bana asıl hazzı veren" ama ne olursa olsun başlayıp boşalana kadar ki o zaman dilimi hayatımın en güzel 5-6 dakikasıydı diyebilirim. buna teyzemin diğer pozisyonlarının aksine bunda gerçekten inlediğini görmek beni o inanmadığım tanrıların tanrısı gibi hissettiriyor. sonra ben direk kendimi teyzemin yanına atıyorum bir kaç dakika hiç konuşmadan tavanı izliyoruz ikimizde sanki yaptıklarımızdan pişman olmuş gibi " pişman mıyım acaba ? " "pişman mıdır acaba ?"


*Yazarımız burada ara vermiştir. Yazarımız seks hikayesine devam edince hikayemiz güncellenecektir.